Ev
G Galip Sertel
0
Altın Yaprak
Bu ev...Bu ev...Bu ev...
Sabahtan beri bu evin içine
bir ihanettir akan sarı kara
senin bildiğin o yanık anızdan daha isli kara
çocuklar gene hep öyle güle oynaya
gül bağlamışlar uçurtmaya
inip biniyor bulutlara...
" Hayradır" diyor ihtiyarlar ve lâ illâhe illâllâh
bu bir yağmur duası ve şimdi
semadaki bulutların en alâsı
mısır tarlasının başına oturmalı
yakarışlar su olmalı eyyy Fuzuli
su kasidesi
bol bol su...
Ne oldu da böyle yazılanlar hep oldu...
Bir cennet yazılıydı o zaman evin kapısında
avara tarlalar bile umutlanırdı yazdan yaza
açtık,çıplaktık,soğuktuk
kurtlar uluuur
kurtlar uludukça Kurt Yolları'nda
birbirimize çoook çok sokulurduk...
Gerçekten
bir cennet yazılı mıydı o zaman kapılarda?
Küçüktük,büyüdük,kapıları kapattık
göç gemileri gelir geçer biz hep geç kalırdık
şimdi oralarda
Tuna Boyları'nda nekadar cehennem varsa
sen yolla bana
biz kıyametlere alışık
soykırımlı sürgünlerde ölümleri aştık...
Demokrasiler varsın ağlasın sular buz tutunca
sevilen toprak aynı topraktı
çok görüldü ömür boyu talihsiz özveriler
acı sözlerle dağlandı dil yokuşlar burcunda
yokuşları iniyorum
yokuşlardan inenleri biliyorum sürü sürü
çığlık çığlık
renkleri biliyorum
renkler biraz daha solgun
biraz daha sarı karaya çalık
ve uzadıkça bu yağmur duası
biraz daha uzaklaşıyorum bu evden
daha birazcık..
Bu evde herşeyimiz satıldı mezatla
evin içi boş
dolaplar,raflar, duvar yastıkları boş
dışarıda tarlalar,başaklar,bulutlar boş
tarifsiz bir boşlukta
oyalanıp duruyor çocukların uçurtması
umut dolu,gül kokulu
Nuh'un gemisi geldi gelecek
kalk gidelim Necibe sen bilirsin
zaman oyalanma zamanı değil
hiç de değil bu evde...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş