İstanbul Boğaziçinde

G Gökmen Yılmaz Erdem Gökmen Yılmaz Erdem
0 Altın Yaprak
Islak ve yorgun İstanbul akşamı uykularımda nefesinin sıcaklığını duyumsadığım birşey sırra kadem basmıştı, Gecenin karanlığında oynaşan __soluğu göğsüme takıldı, kusursuz güzelliği 'aşk şiirinin bestesini' okuttuğu bugün. 'Ebruli piyano' ay ışığı altında ay yüzüne, çok geçmeden beyaz martı kondurmuştu, Ceylan gözlü perim, gamzelim; karşımda bana dönüp baktıkça aman tanrım! bu kadar mı güzel olur dedim kendi kendime. Sonra ona doğru yöneldim ten vurgun, can vurgun kıvrımlı dokularından öpücüklere boğmak istedim gönlümün pır pır edişinde. Ne zarif, ne tatlı melek çakır keyif mi, sarhoş muyum? yüreğim yüreğine aktı, aşkıyla şakıyan dilim, çiçek bahçesine dönmüş mutluluklar benim olmuştu. Ellerimin arasından kayıp giden kadın, sonra nasıl oldu bilemedim kendini boğazın dibine bıraktı bense ardından atladım denizin uçsuzluğuna bakan yerlerinden yetişir umuduyla çok rahat, çok özgür kürek çektim, tüyden hafif bir sandalda. Denizin üstünü örten, kalın bir yorgan sis çevremi kuşattı çepeçevre, denizin üzerinde hızla ilerledim ilerledikçe rüzgârlar dans ediyor bize doğru haykırıyordu, öyle bir sevda ki ey canım ey yâr! bakmadım bile gerisin geriye… Şimdi bir sevda acısı düşmüştü içime, bir rüya görmüş uyanmıştım herhalde, ama gel gör kalbim, gözlerindeki engin maviden kaçamadı çaldı gözümün bebeğinden uykuyu.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.