Ben tüm kişilerinin Mutsuz olduğu, Bir garip kentin çocuğuyum Yalnızlığım saçaklardan…
Benzersiz umarsız Bir bulut indi bahçeme Kırkikindi yağmuruyla Ankara nın Gece gibiydi gözleri…
Yine bir eylül bozgunu yüreğim Yağmur saçlım gider olmuş bu ilden Odalarda kokusu dolanır hala Duvarlarda resimleri…
Bir dağ türküsü dolanır dilimde Acısı, sevgisi, özlemiyle sen Bozkır süsüm, mor çiçekli deve dikeni Direnci, yalnızlığı, kavgasıyla ben…
Gülüşün kalır kapıların ardında Gün başlar bu ince ve kırılgan çizgide Ayrılıkların bir saati ve yüzyılı Bin yıllık destanlarda hep hüznü anlatır…