Ebabil Sessizliği

G Gülşen Şenderin Gülşen Şenderin
0 Altın Yaprak
Başkalaşımla tükenmekte nesillerin özü Genetik eğreltilerini saymıyorum Değişim rüzgârlarının Çin yelpazesi Yürek çarpıntılarında mekik oyası Firkete ilmeğinde tabalaşmış zaman Emsalsiz, cömert bağışlarının yanında Acımasızlığı doğanın, körüklemekte közü. Gazap üzümleri, hormonsal serüveninde Hangi kartal korkar yüksek uçmaktan.. Yüzlere gülümseyen göğün büyülü mavisi Aşk şarkılarının yankısı kulaklardan silinmez Gençliğin bahar saksılarında açan feslikân Kurdele kesimlerinde zarını değiştiren yılan Bukalemun hangi rengi sever bilinmez Yenilik deryasında, vurgun yiyen göz bebekleri Arı yitimine bile aldırmayan nefes alışları Akıp gidiyor dereler kirli denizlere Denizcilerin düş tapınağı her liman Tuza banarak tükettiğimiz aşk dolu eyyam. Meteliğe kurşun atan güvercin soluşları Dar boğazlarda iz süren umut tacirleri Paranın sıcak rengini fırınlıyor uzaktaki adam… Geleceği düşünmemek sayılır mı ayıptan Bencil, kof yürekli bilmişlerin laf salatası Aşınmış nehir yatakları, alüvyonlu katmanlar Hortumcu köstebekten bir yığın safsata Kan emicilerinin haberi yok kayıptan Geceye örtüşmeyen yarasalar bedenlerde Damsız ocaklarda onulmaz derin yaralar Çocukları kemiren önlenemez kırılganlıklar Hesaba kitaba gelmeyen devinim böceği Toprak eşeler, toprak gübreler karanlıklar Sevginin yangın çığlığında çiğdem çiçeği… Güneşe varmak sancısı kavurur usu İpek şallara bürünmüş saltanat perisi Özünü kemirmekte yenilik kelebeği Gül alıp gül verme, devşirme duygusu Ölü bedenler ses vermez kozasından Ağustos böceği ötüşürken çatlar inadına… Yaz geldi mi gözlenir deri atıkları Sürüngenler uyanır kış uykusundan Turna göçe hazır, kuşlar saklı kanadında Öğünüdür kuşlar, seviyeli taşımacılığı yanında Dolaşımda pıhtılaşma susturur belleği Döngüsellik işçiliğinde, insan yontusu Rebab tınısında türküler, aldanışlar döngüsü… Ey sığındığım liman, şehri- İstanbul Ben kaybolmuşsam kendi özümde Sen insanlığa, doğaya hizmet et de Sağlıksız ortamlardan, suni gıdalardan Varoşları hüzne boğan sel sularından Akı karayı ayırt etmeyen sedalardan Ormanlara dağılan atmaca pusularından Ve de yeşile şerh koyan arsız savurganlıktan Ebabil sessizliğinden beni çöz, beni bul… Ey sığındığım liman, şehri-İstanbul Ebabil sessizliğinden beni çöz beni bul… 10 - 08 - 2009. BAKIRKÖY. __________________

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.