Günnasır Ağacı

G Gülşen Şenderin Gülşen Şenderin
0 Altın Yaprak
Bahçemizin kocaman pelit ağacının gölgesinde Ak ak pembeli açan bir yaban gülü Günnasır ağacı Dedemin öğle uykusuna yattığı çardağın dibinde Rüzgar esintilerine ortak olup yaban yaban kokardı. Kıbrıs'ın yaz sıcağında oydu gölgelikte ruhun ilacı. Hep sorar dudurdum dedeme, adını nereden aldı diye. Onun da bildiği tek şey atalarının bir yadigârı. Ne zaman dedem: -testiden maşrapaya su dök getir-, dese O Günnasır ağacının altında uzanmış bulurdum onu. Ah Günnasır ağacı, dedeme ait düşlerim senden hediye. Sayfa sayfa gülümseyen anılardaki pembemsi o ağacı Şimdi arayıp durmaktayım Kıbrıs'ın her beldesinde. Harabeye dönmüş Dağaşan köyünde artık kalmadı Ne ekşi, ne tatlı limon ağaçları, ne nar ağaçları Bahçeyi çevreleyen dut, zerdali, erik ağaçları Ne de dedemle bütünleşen o Günnasır ağacı... İçler acısı bir görünüm, orman bürümüş her yanı. Yeşil hattın açılmasıyla herkes köyüne gitmiş Yüreklerde gül gül açan, yaşantıyı aramış Otuz yılın hasret acısıyla, o vahim düş kırıklığıyla Gözyaşları arasında, eskimiş evleri, mezarlığı Okulu, camiyi, sokak çeşmelerini ziyaret etmiş. Ben de koştum hemen, yadıma katıp da öyküleri Aradım tüm anılarımı, pembemsi günnasır ağacımı Babutsa ağacımı (kaktüs inciri) , yusuf ağacımı Mersin ağacımı, pelit palamutlarını, salıncağımı Panayır zamanlarının o heyecanlı alış verişini Bayram gezmelerindeki şarkıları, türküleri Yoktu ninem, yoktu dedem el öpmeler de yoktu Varlığı belirleyen o eski yaşam sesleri yoktu. Anıların haykırışında gözler oluk oluk yaş döktü! Tam köyün ortasında bir evin dış duvarlarında Kırmızı boyayla bir yazı:° Ya taksim - ya ölüm ° Türk'ün kanı gibi direnmiş zamana solmadan Ne yalnızlıklar ne yıpranmışlıklar yaşadı elim Akıp giden zaman içinde sahipleri olmadan. Kabuk bağlamış nice yaralar, içlerde bir yığın sancı Megali idea için yenik düşen, yüreklerde onca acı Anılarla çocukluğuma dem vuran Günnasır ağacı... Sonucu ne olmalı bu dizelerin, diye düşündüm Kana bulanan güncelerin, gasp edilen toplumun Yazacakları biter mi, tarihin susması ne mümkün? Sallantıda bir yığın umut, celladın elinde ipin ucu Makaraya takılı, sis altında demokrasinin gücü. Kalemim kendi yazar kendi bestelerken türküsünü Sonunda şu dörtlüğe yükledim toplumumun yankısını. ^ Kıbrıs benim toprağım, hep göçe maruz kaldık Göçmen kuşa benzedik, her iklim bize uydu Bir toplum çalınır mı? Dağıtıldık, azaldık Yoksa Kıbrıslı olmak, burda doğmak suç muydu? ^ 15 - 11 - 2006 - 12.VİYANA Sayın Özker Yaşın'a armağanımdır.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.