Çınar’ı Kucaklayan Bir Öğretmen

G Gürsel Çopur
0 Altın Yaprak
Demir atmıştı ihtiyar zamanın zavallı kemendine Hayır hayır..bu bir zulüm değildi ıslak koridorlarda Her insanın bir penceresi vardı atan kalbinde Engel yelkovanı durdurduğunda çengel olmuştu İzmarit akşamlarını korkutan yılgın şimşekler,takip ediyorlardı Bir parmağı mermer sütunların gölgesiyle huzur bulurken Kalan varlığı ise gözyaşlarını akıtıyordu yetim çukurlara Körpe dimağlara iyilik kavramını anlatırken kalbin teklemişti Unuttun mu sonsuzluğun nefesi sana kalp hediye etmişti Unutmadın çerçevesine yaslandığın kitap sayfalarının Künde çakmıştın bayram kostümünde çığlık afişi asanlara Bunlar talep edemezlerdi talip olma yolunda talihi Yerebatan Sarnıcı altında ezilen toprağın kök bağlamadığı bir kalabalık Muştu barikatlarını poyraz aleviyle göndere çekiyorlardı Bu da bayram değildi,kavram karmaşasındaki istikbal panayırında O öğretmen, sessiz koyunda , elinde ipiyle seyahate devam ediyordu Bu seyahat ki ayakları sıvazlayan bir ışık helezonu Bu seyahat ki kutluların silinmeyen ayak izleriyle aşk’a erme.. Aşk’ta ses çıkarma, sese zarar verir/ nakaratsız bed talih! Aşk’ın aşkına yelpaze çıkarma ise edebin yükselen sesi, Bir avuç içine bitmeyen muhabbet cilasını sürenler Gelecekte bu altın günleri yadırgamayacaklardır… Deniz üzerinde yürüyen bir karıncayı sırtlayan o öğretmen, Aşk yolunda terini okyanusa dökmek için var olmuştu…

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.