Tershane

H Hafize Kılıç
0 Altın Yaprak
Çocukluğumun " Kurt Kiremiti ", Güneşimin denizle oynaştığı, kumsalında koştuğum, Denize dalıp, tuzlu sularını yuttuğum Tuzla. Tertemizdin, işçinin alın teri gibi, Gök yüzüne salıncak kurup sallandığım, Yıldızlardan fal tuttup, adalara bakıp hayal kurduğum, Oynadığım kumsal, kaleler yapıp yarıştığımız, Ağaçların altında piknik yapıp, piknik tüpünde anamın çaylarını yudumladığım, Yanı başındaki Ali dayının bostanından aldığımız domatesi, biberi, peynir ile ekmek arası yapar yerdik. Ak paktın, ana sütü gibi temizdin Tuzla. Binlerce hatıralarımın suya gömüldüğü yer, Şimdi de işçiye mezar mı olmalıydın ? Bu kadar mı ucuzladı insan hayatı, Bu kadar mı kirlendi vicdanlar, Bir dilim ekmek için denek mi oldu ? Öyle içim yandı ki, çocukluğum orada kalmıştı, Hatıralarımı gömdünüz yetmedi, verin benim hatıralarımı verin. Tershane oldu demir yığını, şimdilerde gariban işçiye mezar. Duy insafsız, duy da utan diyeceğim ama... Nerede ki o insaflı, onurlu insanlar. İşçiyi kum torbası niyetine kullanıp, nasıl yedirdin kazancı çoluğuna çocuğuna ? Utan utan. Nasılda için sızlamadı, bak işçinin çocuklarının gözlerinin içine bak. Neler aldın ellerinden, hayatlarını aldın, dünyalarını kararttın. Onları da gömdünüz, o derin tuzlu sulara, benim hatıralarım gibi. İşte size hazır iş, ne uğraşıyorsunuz ki işçiyle, şununla, bununla, İşte yeni işiniz ve ünvanınız, mutlumusunuz mezarcı başları, Hayırlı olsun yeni işiniz.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.