Anlatılması güç, anlaşılması çok zor, Gel-gitler içerisindeki duygularımın. Belki de çıkmaz sokaklarla kesişiyor, Bütün ana caddeleri dağınık kafamın.…
Bir ok idi, bakışların canımı alan Nahîf bedende çıkacak can mı var? Bir kor idi, dudakların sinemi yakan Gönül tahtında başka canan mı var?…
Damlaların, şakaklarımda buharlaşır, Karanlığın imbiğinden süzülür, gölgeler. Gönül yapraklarına çiğ deneleri bırakır, Puslu sis gibi yüreğime çöker, gölgeler.…
Hırçın bir rüzgâr olmak istiyorum, Renklerin meçhûl yedivereninde. Gökyüzünün ketum maviliğine, Balonlar, azad etmek istiyorum.…
Yine hüzünlü bir akşamüstü, Yeşil doğa sanki bana küstü. İnzivaya çekildi, tüm dünya, Yalnızlık cemresi gönle düştü.…
Tüneyince gözbebeklerine yıldızlar, Benim gibi kaderine dolanmış âşıklar, Elif yüzlü gecelerin sıcak kucağında, Çile kervanına katılmış, seyrandalar.…
Sözlerin, ellerime gül demetleri sunar; Gülleri, ağlamaklı olduğum tüm zamanlar, Çağıldayan gözyaşlarıyla gözlerim sular; Suna yârim nezaketin döndürür, başımı.…
Bir sen vardın, yüreğime sardığım ama yoksun; Bir sen vardın, canımı paylaştığım ama yoksun. Beni sana hapsettin, dönülmez uzaklarına;…