Aynalarla savaşmadım, ay aydınlığında Acıyı kazıdım zamanın karanlığında Bir tek ben miyim, kalabalıkların yalnızı?…
1970 yılı hazan mevsiminde Mersin’in şirin ve tarihi ilçesi Mut’a bağlı Göksu Beldesi Kıravga Mahallesi’nde bahçesinde iki çınar ve bir pınar bulunan kibrit kutusu misali -şimdi virane olan- bir evde Pazartesi günü tan vakti, şiir eksenli hayat yolculuğuna başladı. İlk ve orta öğrenimini Mut' da, yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamladı. 2002 Yılında Alternatif Düşünce Platformu'nun kurucu başkanlığını; 2001 Yılında kurulan Mutlular Kültür ve Dayanışma Derneği'nin kuruculuğunu ve kuruluşundan bu yana başkanlığını yürütmektedir. Bir çok dergide, ulusal gazete ve televizyonlarda, ajanslarda reklamcılık yaptı. Gazete çıkardı adına Kültürkent İstanbul dedi. Aynı gazetenin başyazarlığını ve Yazı İşleri Müdürlüğünü üstlendi. Başka İstanbul Gazetesi “Nesnel Eksen” köşesinde günlük yazıları yayımlandı. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için, çocuk eğitimi ve psikolojisi konularında yayın yapan Üçümüz Dergisi’ni çıkardı. Çeşitli gazete ve dergilerde deneme yazıları ve şiirleri yayınlandı. 2002 Yılında “Umudun Menzili” adlı şiir kitabı yayımlandı; 2003 Yılında yayımlanan “Tarih ve Tarımıyla Mut” adlı -ortak çalışma- araştırma kitabının yazarları arasında yer aldı. Hasan Gezer, farklı gazete ve dergilerdeki kimi yazı ve şiirlerini Ergün Mecitoğulları müstear ismiyle imzalamıştır. Sahibi olduğu ajansın Ajans Başkanlığını ve başta Kent ve Yaşam adlı ortak yaşam alanları dergisi olmak üzere bir çok dergiyi yayımlayan yayın grubundaki dergilerin imtiyaz sahibidir ve Genel Yayın Yönetmenliğini yürütmektedir. Kaynak: Umudun Menzili adlı şiir kitabı ile bazı web siteleri ve dergilerden derlenmiştir.
- Umudun Menzili
Hasan Gezer şiirleri
Bir yalın düş düşlüyorum Mecburen düşüme düşsün Aksın zifiri bir gece göz kapaklarımdan şırıl şırıl Salkım salkım uykum gelsin…
-l- Sen Özgürlüğüm müydün Efsaye...…
Bir elimde zifiri bir gece Diğerinde dipsiz bir deniz Biri, eritir her derdi Diğerinde, hepsi, ten rengi…
Başıboş düşlere dizgindir bakışın Yüreğimdeki yangın gözlerinde söner Beynimdeki çölde kardelenler açar Harabe gönlüm gül bahçesine döner…
Hayli zamandır Gözlerimde saklamıştım geceleri, Dost edinmiştim gündüzlerin inadına... Dertleşirdik sabahlara dek;…
Derlenmiş, gri kelimeler Seslileri sessiz, sessizleri belirsiz Eğreti, renksiz tepkiler, Kederler, neşeler nedensiz…
Kapatılmış fincanlar çevrilir Devrilmiş fallar çıkar Bir yıldız kayar gözlerinden Yalnız gecelerimden miras kalan…
Aşmak istediğim sınırlar vardı, Kendimle verdiğim savaş meselâ. O köz yeniden alevlendi: Ruhumun gizli köşelerinden…
Gün ve gece bir başka tablo İstanbul’da; Sabah erken, akşam geç olur Istanbul’da... Kalbin uzak ise, O’na yakın olsan da;…
Kursağımda ağrıdır acı ve ağır bakışların Gülmeyen yüzünde aradığım şifam Uslanmaz sevdamın emiresi efendisi Aşkıma adadığım vefamsın…
Damarlarıma yürüyor akşam sinsice Günbatımı esintisiyle o serçeler ötünce Hataların affı cehennemim olur…
Ekmek, gelecek, mektep derdi Babam, Adam olmak, derdi Vicdan tedavülden kalkmadan evvel...…
Soru yoklamasına muhatabım... Hatip, bir çocuk. Soru çok masum; Nasılsın?…
Bu kalabalığa Bunca insana rağmen Yapayalnız yürüyorsam eğer; Nice dostlar için…
15 / 19 gösteriliyor