Gittiğin yerde kal sakın dönme bana İçimde ki ateş küllendi yanar sanma Gözlerimin içine bakıpta sakın aldanma Kırdın kalbimi kanmam artık yalanlarına…
Al kınalı eller ellerime yabancı Bal damlası ela gözler yalancı Çal bir hüzzam sende kemancı Bilemezsin çok derinde bu sancı…
Seni mabedim elalarını mihrabım Dudakların sunağım can adarım Gamzelerin sığınacak tek limanım Uğrunda bir değil bin can verirdim…
gitme... gitme diyemedim anladım gidiyorsun bitiyorsun bitiyorum…
Issız tepelere düşen kar tanesiyim Yangın artığı avuç avuç kül gibiyim sensiz bir yanı yıkık viraneler gibiyim Dün yorgunu sensiz yarınlar kırgınıyım…
Adın geçince yüzüme düşen sevinci Aklıma bir an girince bendeki neşeyi Bin yemin etsemde vazgecemediğimi Sende yaşadığımı hayat bulduğumu…
Uğurladım seni gökyüzü ağlarken Bu sokaklar yanlızlığıma ıslanırken Gün biterken gece sensiz başlarken Güneş sönerken yıldızlar kaybolurken…
Kanım akmasada gözümden süzülür yaşlar Kurşun değil gülüm o hain gülüşler yaralar Taşlar değil beni inciten beyez beyaz güller Vurdun say gülüm benim ahım senide yakar…