Öyle uzun zamandır geziyoruz ki unuttuk artık yaşadığımız yeri. Ama bilseydik yerini doğruca dönerdik hemen evimize……
Bazen öyle yakınım ki sana, ağlarım. Bazen öyle uzağım ki senden, gülerim. Bazen öyle mavi ki gökyüzü çatıların üstünde, belliymiş gibi gelir, aşk neden böyle…
Bilmiyorum, nedir en önemlisi : Sabahleyin ilk sigaranın tadına karışmış baharatlı tatlılığı mı acı kahvenin,…
Bir kibrit çaktın, kör etti seni alevi bulamadın karanlıkta aradığın şeyi yanıp biterken kibrit parmaklarının arasında acıdan unuttun aradığın şeyi…
Bizans'a benziyor aşkımız, son demlerini yaşıyor. Düşünüyorum da, yüzlerindeki parıltı…
Baharyeşili bozkırdan öte, karşıki karlı dağlar, bozkır niteliği veriyor bozkıra,…
Halep, Edirne, Nazilli, Rize, İzmir, Konya. Böyle yazdı adımı Türk telefoncu bir yanlışlığı önlemek için.…
İlkyazda bir hastane kuruyorlar çevreme, içinde haykıracak bir mavi odam olsun diye. Kimdirler bilmiyorum. Bilmiyorum haykırdığım ne. Tek bildiğim yanıtları, yanıtları, yanıtları..…
On yıldan önce bendeki karasevda bana dünyayı on misli geri vermişti. Şimdi geri veriyor aynı dünya aynı karasevdayı on misli.…
Öyle korkunç ki senin üstüne yazmak, bilmiyorum nasıl dizeyim sözcüklerimi bir yerimiyakmadan. Buna karşılık, yok başka sığınağım, sen uzaktayken…
Duyuyorum, bir geçen var evin önünden; biraz durup, yoluna devam ediyor. Paylaşıyor yüzünü ayak sesleri benim uğraşım olan gizemle.…
Ölünce insan çevresi kalır geriye: Uzaktaki dağlar…
Geceyarısı uykumda karıncalar beni istila edip dağlardan ve dağların ötesindeki yaylalardan aşırarak yeni dağlara doğru taşıdılar...…
Mavi gökte toplanmaya başlayan açık renkli, ilk bulutlar koyu gölgeler salıyor…