Bana bir yol göster gani yezdanım Kader koymaz bilmem neyin alayım Dert üstüne artar günbegün derdim Bu devranda birgün nasıl bulayım…
Artvin'in Yukarı Hod (şimdiki adı Yukarı Maden) köyünde doğdu. Asıl adı İbrahim Muratoğlu'dur. Aşık edebiyatıyla içiçe olan ağabeylerinin de bilgilerini aktarmalarıyla aşıklık geleneğini küçük yaşlarda öğrendi. Önceleri aşıklık geleneğinde şiir ve türküleri ezberleyip kaydeden Aşık Noksani, yaklaşık 18 yaşlarından itibaren kendi de şiir yazmaya başladı. Bu ilk şiirlerin bazılarında kendi adını, 1940'ların 2. yarısından sonra Noksani mahlasını kullanmaya başladı. İlkokul öğrenimi olmasına karşın babası ve ağabeyinden Arapça ve kısmen Farsça öğrendi. Şiirlerinde zaman zaman Sümmani ve Şenlik gibi Farsça etkiler görülmesine karşın ağırlıkla yalın Türkçeyi kullandı. Şiirlerinde genellikle aşk ve doğa konularını işledi. Ancak taşlama ve övgü konulu şiirleri de bulmaktadır. Öldüğünde geride, kendi şiirleri dışında Sivaslı Aşık Talibi'den Hodlu Şamili'ye dek birçok aşığın türkü ve şiirlerinden oluşan yüzlerce sayfayı bulan elyazması ve daktilo edilmiş notlar bıraktı. Hodlu Noksani'ye ilişkin bir araştırma Bekir Karadeniz tarafından "Hodlu Noksani Yaşamı ve Şiirleri" (2000) adıyla yayımlandı.
Hodlu Noksani şiirleri
Kahpe felek ile kavle tutuştum Sıhhat kendisinde dert bana kaldı Ne kadar isterdim dostlarla gezmek Seyyah kendisinde yat bana kaldı…
Lem-yezeli kün emrine deyince Herkes dereceyle zamana geldi Bekledi bir zaman ezel ervahı Zaman hitam buldu dehana geldi…
Felek sana malum bu bizim haller Gönlüme bir sürür deyin bayramda Sılaya ne zaman dönecek yollar Nasıldır halleri köyün bayramda…
Ne kadar gezersem ayağım bağlı Dostlara bir selam deyin bayramda Bayram kara geçti yüreğim dağlı Sağlara bir selam deyin bayramda…
Kimse rızasıyla çıkmaz vatandan Lakin ab u dane dar belasıdır Meşakkatle püryan oldu her yanım Namerdin töhmeti ar belasıdır…
Kimse rızasıyla çıkmaz vatandan Lakin ab u dane dar belasıdır Meşakkatle püryan oldu her yanım Namerdin töhmeti ar belasıdır…
Nedendir de zalim felek nedendir Yağan yağmur ile kar benim için Artıyor günbegün dert ile keder Niye bir kez gülmez yar benim için…
Nedendir de zalim felek nedendir Yağan yağmur ile kar benim için Artıyor gün be gün dert ile keder Niye bir kez gülmez yar benim için…
Terkettirdi vatanımı yurdumu Yoksa buralardan kaçar mıyım ben Yaratandan başkasına derdimi Eflatun Lokman'a açar mıyım ben…
Bugün seyran ettim ben bir güzeli Emsali bulunmaz güle benziyor Kaşları bent eder gökte bulutu Derde derman olan yele benziyor…
Nasıl engel çıktı önüme bilsen Benim çektiklerim şerden de beter Orda tahammülüm kesilmiş iken Şimdi vaziyetim ordan da beter…
Gurbet elde baştan gönül şehrini Yıkmayanlar bilmez yıkanlar bilir İlkbaharda geçip Çoruh nehrini Sekmeyenler bilmez sekenler bilir…
Bu derdimi nasıl edeyim beyan Sayın bey insafa gelir mi bilmem Layıkken makama oldu perişan Geçer vakit geri kalır mı bilmem…
Gönül gitmek ister sılaya doğru Daha burda kısmet bulur mu bilmem Bir an evvel yurda dönmek niyetim Felek bana yoldaş olur mu bilmem…
15 / 75 gösteriliyor