Gölgesi İçine Düşen Göl

H Hüseyin Atabaş
0 Altın Yaprak
Son birkaç yıldır içimdeki fırtına dindi, kıpırdamıyor gözlerindeki yeşil seninse; Ankara yağmurlarla geçiştiriyor kışlarını!.. Çoktan ayrılığı duyumsadı anlayacağın saksıdaki karanfilin titreşimleri bile, özlem beni de vurdu, evin kedisini de. Ne zamandır seni bekliyor kapının önünde, bense didiniyorum makinenin başında, aşk şiirleri yazıyorum, fukara avuntusu. Aslında bir nedeni yokken biliyorum hızla ateşim yükseldi nesin nesiyse; belki de en alıngan yerimden geçiyorsun! Kötü uyaklara düşüyor söz ne yapsam, bir zamanlar öptüğüm parmaklarının ucu hâlâ hüküm süren o uzun sonbahar oluyor. Gölgesi kendi içine düşen göl gibisin ovada öylece yayılmış karnın, yankısını dağın yuttuğu suskunluğumsun. İncecikten bir kar yağmaya başlasa şimdi ilkyaz umudu olurdu kaldığımız yerden. Ankara o eski Ankara olurdu park küçüğü çimenlerine yatıp yuvarlandığımız, izi çıkar unuttuğumuz çocukluğun; anılara sürünüyor evin kedisi, büyüdü!..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.