İ

İbrahim Alipaşaoğlu

18 şiir

0 Altın Yaprak

Aslen Trabzonlu olan İbrahim Alipaşaoğlu 1972 yılında İstanbul’da doğup büyümüştür. Sağlık Kurumları İşletme ve İşletme mezunudur. Çalışma hayatını Sosyal Güvenlik Kurumu'nda sürdürmektedir. Türk Edebiyatımızın hâlen daha yaşayan birçok üstadından ders almaktadır. İLESAM üyesidir. Şiir çalışmalarının haricinde, öykü ve roman çalışmaları da bulunmaktadır. Matbu anlamda, bu çalışmaların bir kısmı değişik antolojilerde ve dergilerde yayımlanmıştır. Ayrıca, ayda bir yayımlanan bir dergide “Türk Edebiyatı” başlığı altında; makale, araştırma, röportaj ve öyküleri yayımlanmaya devam etmektedir. Yazı atölyesi diyebileceğimiz ortamlarda, şahsına münhasır, iyi veya kötü aldığı bazı ödüller olmuştur. Bunun haricinde 2012’de, ESKADER’in bünyesinde ve rahmetli sanatçılarımızın adına düzenlenen bir yarışmada, makale dalında "Abdürrahim Balcıoğlu Ödülü"ne lâyık görülmenin onurunu da yaşamıştır. Yayımlanmış Eserleri: (Avcıol Yayınevi) Gecenin Hüzünlü Sesi. (Aşk ve sevdaya dair şiirler.) Kadam. (Memleket şiirleri.) Doğuş – Çocuklara Çocukça. (Çocuk şiirleri.) Sigortam Attı – Pera Teras. (Öykü.) Aksugül. (Roman.) Basıma Hazır Eserleri: Türkiye Optometri Dergisi / Yayımlanmış Türk Edebiyatı Makaleleri. Ömer’in Dileği. (Resimli kısa çocuk öyküsü.) Çömlekçi Kız. (Resimli kısa çocuk öyküsü.) Geriye Kalanlar. (Şiir.) Naide. (Hayatımızda iz bırakan hikâyeler.)

İbrahim Alipaşaoğlu şiirleri

Arama yardımı

Güneş kadar Sonsuzluk kadar yücesin Dokunulmazlık zırhındasın…

Cüzdanda beş lira Kalır bazı bazı Fukaraya sıra Gelir bazı bazı…

Nasırlı parmakları, kınalı avuçları Biz çocukları sevdik Gülüşleri, ağlayışları…

Sen kimin çiçeğiydin, kime verilecektin; Hem rengin neden sarı, hazan çiçeği misin? Olsun,…

Görmedikçe renk Düşünmedikçe akıl Okunmadıkça yazı İnanmadıkça din…

Baharı beklemeyen mevsimin başındaydık Gözünden akmadığım gürleyen yaşındayken Saçına dökülecek mor sümbüllü çiçektik Henüz koparılmamış, yalnızlık taşındayken…

Yavaş yavaş sarmış İstanbul'u kar Anadolu çığ çığ, durmadan yağar Kapanmış yol tepe, her kıyı kenar…

Çektiğim Yağmurla birlikte O ten kokan Buram buram…

Tespihim yirmi dokuz taş Sizden gelir size gider Beşi kor gibi ataş Doksan dokuz yana gider…

Kızıl sarmış ağıl taşı Çoraklardan çoraklara Sara sara sara sara…

Haykıralım göklere Fasıla meleklere Çıkalım yükseklere Derim keder akşamı…

Büyüdük çok büyüdük Büyüdük büyütüldük Koskocaman dev olduk Sihirli aynalarda…

Şimdi geleceksin... Biraz gönül koyacak, Biraz sitem edeceksin...…

Biraz tevazu eyle sükûn Edepten doğar o gizli efsun…

Marmara'nın oksitli rüzgârı Alsa bizi savursa Uçsuz bucaksız Savur savur savursa…

15 / 18 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.