Ah Bir Konuşabilseydim

İ İrfan Özcan
0 Altın Yaprak
Ah bir konuşabilseydim/çözüp de dilimdeki kördüğümleri Unutulmamış bir sevdanın ateşleri yanardı kelimelerimde Gözümü açtığımda ilk gördüğümün gözlerin olduğunu Gözlerine baka baka gözlerimi kapadığımı anlatırdım/gece yarıları Ölümümü anlatırdım her sabahın şafak sökümlerinde Ve dirilişimi/yaşanmamış her saatin ilk saniyelerinde Ölüp ölüp dirilişimi haykırırdım anlamayacağını bile bile Ah bir konuşabilseydim... Her gece ayışığına haykırdığım şiirlerimi okurdum Rüzgarlara ısmarlayıp gönderdiğim/bestelerimi söylerdim Seni aradığımı unuttuğun bu şehrin ara sokaklarında Gözüme bakan her gözde gözlerini gördüğümü Açılan her kapıdan salınarak içeri girdiğini Bütün renklerin esmer/bütün beyazların azbeyaz Ve bütün seslerde bana seslenişini anlatırdım Ah bir konuşabilseydim... Gidişine orman kurduğumu anlatırdım/ve gelişine Bu şehrin bahçelerinde sensizliğe adanmış bir sürü ağaç Yaşanmış her günün hatırına kanayan hüzünlü hatıralar ormanı Buz tutmuş ellerimle Çınarlar diktiğimi Şubat ayazlarında Her Mayıs'ta diktiğim iğdelerin artık çiçek açtığını Temmuz sıcaklarında ekilen ıhlamurların kokusunu Sana adadığım ağaçların sensizliğe nasıl ağladığını anlatırdım Ah bir konuşabilseydim... Gözpınarlarımdaki isyankar gözyaşı okyanuslarını Dilimde söylenmesi yasak/birikmiş sevda şiirlerini Sırtımda giderken unuttuğun o kanlı hançeri Ayaklarıma çivilediğin kirli paslı prangaları anlatırdım Seni nasıl sevdiğimi/unutamadığımı haykırırdım delice Anlatırdım/anlayasın diye ömrümü nasıl çaldığını Boğazıma düğümlenmiş dağ gibi kocaman bir yumruk Ah bir konuşabilseydim...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.