bu akşam bukağılı kiliseleri ve akvaryumlu kızlarıyla hüzne teğet geçen ömrüme…
mükemmel dayanmaz bana aşk rûzigârdır devranda bütün yükünü döküp geceye…
suç gözlerinin dahlim yok derinliğinde uçmaya boşaltılmış bir deniz ve sonsuz bir kıyısın önümde…
buralara sürünerek mi geldin zalim dokunulmazlığına ilintili mi masken…
kim anlar anlatsan seni reâya katından şâir-i mâderzâd olsan bilmez kütebâ ey şair
arılar mesnevisi bahar çiçekleri yüreğimin binbir renkli leylasından geçtiler aşıklar doğmak için yeniden aşkın seherine…
ötelerden örtülerden geçerek gelenekten güz elim düşle gelirim susmalar susmalar susmalar cehennemi…
beni dile çevirin darbe yedim aşklardan şiirliyse meftunum bir çift göze…
ocakta küllen ateş yüz perde perde gergefim aşka düşen tarihi naşkedince bir ummansın gözlerimde barınan…
musallada gülümser gökkuşağı altından şemsiyesiz geçeriz kendi uçurumuna açılan pencerede kanat çırpan saatler…
A yağmurda ıslanmayan beni anlamasın sokak değiştirmesin adımı anmayanlar kelepçeyi öpmeyen benden yana olmasın…
1./ yüzyila gebe yalnizliklardan geçiyorum kaç yildir yanik bir yani var gönlümün ilkyaz penceresinin pervazina…
işe yarar ne kaldı aşık olmaktan başka
hüznüm kelebek serazat bahçesinde bu fecrin bu fecrin bu ölümsüz sevdanın…
arayip bulamamanin öncelikli adiyla çiktim yola bismillah bir yakariş balati sevgilinin duragi yolcu indirmektedir…
15 / 33 gösteriliyor