En Masum Günahım
İ İsmail Sarıgene
0
Altın Yaprak
" Varlığın acı veriyor olsaydı bana;
Seni ölüme sevmez,
Gelmeyeceğini bile seni beklemezdim hala.
Ben sensizlikte bile "seni yaşıyorum" sevgili...
Mevsim, sonbahara akarken ben de sana geliyorum.
Elimde yokluğun yüreğimde suskunluğunla
sana geliyorum sevgili.
Ilık bir Eylül gecesi kentin yorgun kaldırımlarında
tanıdık kelimeler arıyorum sevdana dair.
Sana dair tek bir kelime yeterdi bana.
Tek bir nefes bile gülümsemem için yeterdi bana..
Sensizlikte kanarken sol yanım,
ben hep seni düşledim zembereği kırılmış zamanın avuçlarında.
Seni aradım güneşin sıcak alnında,
senin ellerini aradım yağmurun ıslak dualarında.
Sana gelirken toprak yağmur kokuyordu
sokaklar ise yalnızlık...
Sana çıkan tüm yollar arsız
dikenlerle süslenmişti sanki.
Ayaklarım kan revan..
Bir yanım uçurum bir yanım sensizlik
ama her şeye inat sana geliyorum.
Hava puslu, etraf ise sensizlik ..
Dikenlere aldırmadan
yalınayak yürüdüm gecenin dar sokaklarında.
Yüreğimle ezdim tüm engelleri,
ayaklarımla öptüm yollarındaki ikiyüzlü dikenleri.
Her şeye inat sana geliyorum
bir elimde mevsimlerin koynundan çaldığım ılık bahar
bir elimde bulutların saçlarından arakladığım rüzgar ile ..
Bir ömür uzaktan sana geliyorum
bir elimde bir avuç gülüş karakışlarda güneş bil diye
bir elimde bir yudum umut
zifiri karanlıklarda aydınlığa sımsıkı tutun diye.
Sana geliyorum sevgili....
Unutmadan sevgili;
gittin diye meteliksiz bir intiharın ayakuçlarına
boynunu büken bir kukla olmadım hiçbir zaman.
Gittiğin gün kansız ve acımasız bir ihtilalin
demir kelepçeli zamanlarından kaçıp
sen diye ipsiz uçurumlara sığındım.
Yokluğunda kimi zaman bir çocuk gibi koynunda ağladım
kimi zaman kirpiklerinden ıslak yağmurlara kaçtım.
Sensizlikte her gece arsız fırtınalarına göğüs gerdim
ve esrarkeş yangınları sen diye koynuma alıp
yüreğimde közledim yalnızlığının ıslak çığlıklarını.
Evet gittiğin gün sen kokan kelimelerim çıplak kaldı dudaklarımda.
Yüreğim gözyaşına asılı kaldı gözkapaklarımda.
Ama hiçbir zaman boynumu bükmedim yokluğuna.
Pes etmedim sensizlikte kıyılarıma vuran
hasret dalgalarına.
Direndim, savaştım yalnızlığınla.
Kan revan içinde kalsam da,
bilmediğim fırtınalarda sensiz savaşsam da
ben hiçbir zaman
" yalnızlığına " yenilmedim sevgili....
Gittiğin günden beri tek bir kelime konuşmadık seninle.
Giderken seninle gitti taze baharlarım.
Yetim kaldım mevsimlerin koynunda.
Gözlerindeki sıcaklığı aradım
güneşin sınırsız coğrafyasında.
Seni sordum memleketimden göçen turnalara.
Ama bulamadım seni.
Yüreğimin derinliklerinde kaybetmiştim seni.
Aldığım nefeste, hayata bıraktığım her gülüşte
seni aradım.
Bulamadım işte.
Ucube binaların nemli duvarlarına dayanıp sana ağladım.
Dudaklarımı kapatıp kelimelerimle yalnızlığına ağladım.
Ama hiçbir zaman ne kadere ne de sana isyan ettim.
Gittin diye hiçbir zaman suçlamadım seni.
Varlığına küfürler edip
arkandan beddualar savurmadım hiçbir zaman.
Gitmiştin beni " sensiz " bırakarak.
Gitmiştin aramızda yaşananları bir kibritle zamansız yakarak.
Ama gittin diye hiçbir zaman unutmadım seni.
Yokluğuna inat yaşattım seni.
Gittin diye bir ikindi vakti kefensiz satırlara gömmedim seni.
Varlığın bana hiçbir zaman acı vermedi ki
ben seni gidişinle suskunluğuna gömeyim sevgili…
Seni " sen " diye sevdim ben.
Varlığına inat yokluğunda bile sevdim seni.
Sana duyduğum sevgim bir günlük olsaydı eğer;
seni " sensizlikte " bile yaşatmazdım sevgili.
Seni hiçbir zaman " acılarımın metresi " diye sevmedim ki ben.
Ben yüreğindeki sıcaklığı,
tenindeki saklı baharları ve gözlerindeki ıslak gözyaşları sevdim.
Seni hep " aldığım nefes " bildim.
Yüreğime dokunduğun için,
yarım bir adamı sevginle tamamladığın için sevdim seni...
Yokluğunda seni aradım yorgun gecenin gri sabahlarında.
Yalnızlığında kanattım fakir kelimelerimi.
Dilimde birikmiş ve bir kaç cümleyi geçmeyen
itirafım var sana canım.
İyi dinle beni şimdi.
Sensizlikte
" seni aldattım sevgili ".
Yanlış duymadın sevgili.
Açık açık utanmadan sıkılmadan
seni aldattığımı söylüyorum sevgili.
Sensizliğin soğuk gecelerinde seni aldattım.
Hem de defalarca…
Başucumda bu imkansız sevdanın sevapları dururken
ben seni günahlarınla " aldattım sevgili.
Yokluğunda kanarken
tövbesi yarım kalmış günahlarınla seviştim
yalnızlığının buz tutmuş yatağında.
Her gece bedenimi ateşlere serip
günahlarınla seviştim kan ter içinde.
Közlenmiş bedenimle,
terkedilmiş yüreğimle tövbesi oldum
en masum günahlarının.
Seni sensizlikte " senin günahlarınla " aldattım sevgili…
Sen benden uzaklarda iken
bensiz zamanlarda işleyeceğin
her günaha bedenimle kefil oldum.
Körpe ve filizlenmemiş acılarını satın aldım ömür defterinden.
Evet, tüm günahlarını ve bensiz yaşayacağın
tüm acılarını satın aldım
Karşılığını " yüreğimle " ödeyerek.
Sen bu satırları benden uzaklarda okurken
ben bir kelebek edasıyla
baharın ince dallarından
binlerce çiçeği yüreğimin eteklerine topluyor olacağım.
Bir gün Cennetin taze baharlarında buluştuğumuzda giyineceğin
" beyaz duvağı " süslemek için en parlak yıldızları
çalacağım gecenin kirpiklerinden.
Sen benden " bir ömür " uzaklıkta yaşarken
sensizlikte bile sen varmışçasına
sevdana nefes alıyor olacağım.
Her gece günahlarınla sevişip
güneşle beraber perdelerine gelip
yüzüne ilk gülümseyen ben olacağım sevgili...
Sen beni unutsan da ben seni yüreğimde yaşatacağım.
Uzaklarda bir yerde yaşıyor
ve nefes alıyor olmanı en büyük mutluluğum bilip
acılarına delicesine yanacağım.
Közlenmiş yüreğimle bir sonbahar gecesi
ıslak saçlarına yağacağım avuçlarımda güller ile.
Gözbebeklerinden yuvarlanıp ayakuçlarına serileceğim.
Gülüşlerini nefesim bilip
" sensizlikte " bile sana yaşıyor olacağım sevgili.
Adını yüreğime vurulmuş bir mühür bilip
dudaklarında anılan dua olarak
hep seninle nefes alacağım sevgili..
" Sen bana " bir ömür " uzakken
ben sana bir nefes kadar yakınım sevgili.
Gelmeyeceğini bile bile ben hala seviyorum seni. "
Gün gelecek,
Adımı unutmak zorunda kalacaksın
Puslu gecenin yorgun sabahında.
Bir kibrit çakıp yaşananlara,
Tek tek yakacaksın benli hatıraları
Ömür defterinin en masum günahında.
Duvarlarında asılı takvimlerden düşen
Bir gün gibi,
Ağladığında yüreğine gömülen
Bir hüzün gibi
Yavaş yavaş eriyeceğim dudaklarında.
Ama ben sana inat,
Yokluğuna inat,
Bedenimle közleneceğim günahlarında.
Seni benden alan kadere,
Tek bir kelime etmeden
Seni içimde yaşatacağım.
Çünkü ben senin;
"Bedelini yüreğimle ödediğim
En masum günahındım..."
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş