Kimseler Bilmesin Yokluğunu

İ İsmail Sarıgene
0 Altın Yaprak
Yağmurlar yağıyor, Griye boyanmış kentimin üzerine. Herkes evine koşarken, Ben yağmurlarla dans etmeye koşuyorum. Ayaklarım çıplak, Yüreğim ise hasretine ıslak.... Ne olur ayıplama beni baba. Yokluğunda kanattığım dudaklarımı, Hasretinde büyüttüğüm çığlıklarımı, Kimse bilmesin diye Gök gürültüsüne kaçıp ağladığımı Kimseler görmesin ne olur... Gökkubbe, hulyalara dalarken Her gece ateş böcekleriyle Karanlıklarımı örtmeni bekledim durdum. Gelmediğin an, Anılara isyan ettim. Öfkelendim, köpürdüm fırtına misali. Hırcınlaştım Karadeniz gibi. Ama tutamadım ellerini, Bir kez olsun koklayamadim yüreğini... Toprağı, üstünden silkeleyip gelmedin. Gelemedin işte... Yıllar akıyorken zaman çeşmelerinden, Büyüdüm yokluğuna inat. Hasretinle büyüttüm umutlarımı.. Yoksun işte. Yokluğunu paylaşmadım kimseyle. Vuslatları yazdım Yokluğun mürekkebinden satırlara... Ne zaman dilime düşse adın, Hep kanattım Dilimdeki hasret kelimelerini. Kimseye söyleyemedim yetimliğin ezikliğini... Oysa; sen olsaydın yanımda , Kınalı bir cicek gibi Küser miydim karlı dağlara ? Varlığında diz çöker miydim Çıbansız yaralara ? Toprağı silkeleyip Bir kez olsun gelemedin... Gelemedin işte... Aşamıyorum hasret zindanlarını, Yumrukluyorum sensiz geçen yıllarımı. Kanasa da yumruklarım, Ulaşamıyorum varlığına.. Hayallerine sığınıyorken, Her gece ağlatıyorum içimdeki cocuğu. Ve ağlayan yüzümü kimse görmesin diye Damarlarımdan yüreğime, Akıtıyorum sensizliğin sancılarını....

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.