İnsanlar! Sizi anlamayı başardım da Ey kadınlar! Sizi hiç anlayamadım...
Artık gözlerim yaşardı Polis olsa biber gazı sıkardı Bu sözlerin bana çok koyardı Dünyada senden güzel olmasaydı.
Gülüyor muyum Yoksa ağlıyor muyum sessiz gecemde Karanlık basmadan önce üflediğim mumlar saat tam onikiyi vururken hatırlatıyor…
Gözlerinizden süzülmek isterim Kalbinizin kapılarına kadar Sözcüklerimle içeri girerim Ruhunuzun derinliklerine kadar.
Bir beste gibi yazılmışım ben sana Notalarım tane tane dökülüyor dudaklarından Sen beni söylerken hafif bir müzik Yalnız değiliz gökyüzünün orkestrası…
Yıllar kovalıyor insanı Bense durmadan kaçıyorum, düşünmeden Kaçışım benden mi Yoksa sizden mi bilmiyorum..
Karanlık içinde karanlık Ayak sesleri duyuluyor ilerledikçe Ve karanlıkta bir çift parıltı Sonra hissediliyor güzel bir yüz…
Kartal yuvasındaydı Gecenin karanlığında. Sert bakışlarını saklamadı Sabahın ayazında.…
Artık Kırmızı olsun senin adın Ama günlerdir arayıp sormadın Ne kadar güzel o kızıl saçların Ama bir kez bile okşayamadım…
Belki hata bendedir Kalem tutan elimdedir Kadın dediğin melektir Şeytan da bir melektir.
Bir gün gelir de Ayrılırsam bu diyardan Bir el sallayan olur mu Umutsuzca arkamdan.
Yokluğuma uzun zamandır alışmadım Nerededir acaba o eski benliğim Görüşmeyeli kendimle sadeleşti dilim Anılarımdan uzakta kaldım, biçareyim…
Ölmek kolay mı, yıldızların altında İnsanın gücü, para pul ve altında.
Bitti sandım Gülüşünün parıltısının gittiğini sandım Belki de güzel sözlerine kandım Ama kendi kendime aldandım.
Belki duygularınızın gıdıklanmasıdır Belki de sözcüklerdir sizi güldüren Gözler kalbin aynasıdır Sevgidir sizi düşündüren…