Hayata dair ne varsa aldın, Bir ben kaldım kalbimle başbaşa, Almalısın onu da Kulak tıkayıp çığlıklarına...
Bozuk para gibiyim bu günlerde, O eski ışıltımdan eser yok yüzümde Ve bir müzeye de kaldırmayacaklar beni Artık eskidim diye...
Minik bir serçeydi o Bir yaprak ayrılıp dalından, düşse toprağa İrkilirdi minik yuvasında Dallar başladı kırılmaya…
Koca umutlar var çocukların ellerinde Bilmezler ki yürüyüşleri karanlık bir geleceğe İnsanlık bu şekilde devam ettiği sürece Ne pembe umutlar, ne beyaz bulutlar, ne mavi gökyüzü…
Kumdan kaleydi çocukların ellerinde şekillenen Hasretim, aşkım ve sen...
Nokta değil virgül olmalıydı cümleyi süsleyen Duvara çarptı cümle, Noktanın hükmü ile...
Yağmur var dışarıda, İçimde sen Bulutlar zindan etti havayı, İçimde sen…
Sevdadır yüreğime baharı getiren Ve umuttur; urganın ucunda asılı, sararmış solmuş beden...