Karo Valesinin İntikamı

K Küçük İskender Küçük İskender
0 Altın Yaprak
bilmeden, sormadan, ağlamadan neredeyse eğiliyordum dumanla; kasatura ve vals cinnet ve raks doğrulacaktı iyi iki ayağı üzerinde gömülü durduğum yorgun buharlardan; gümüştüm. gümüştüm, bunu söylemiş olmalıyım! alüminyum bir el aynasıyla geçmişti çocukluğum bakır bir boy aynasında bir asırlık kapris ve ete, ve ete misafir gelen harcai duam olgunlaşıp dökülmüştü birer birer his his... neden tekrarlanıyordum hiç değişmeden hiç bilmeden, hiç sormadan, ağlamadan.. ölü doğmuş, sufli bir uzak akraba gibi kabullenmiştim aşkı motosikletimin arkasına almayı; gidiyorduk: otobandaydı 64 model maceram, orada ucuz nefeslere çan takmış yanlış hayvanlar, bir öcü bir yalnızlık yapmak için bir ikramı bir red saymak için safdilli, orospu ve şeffaftılar onlar, lüzuma açtılar onlar, mütevazılığa açtılar onlar sıraya girip sırayla rahmimi açtılar! rahmimde halayık cesetlerim ve dört bir cihana kıvrak, meşhur böcekler götüren rock-jazz ya da new wave kalbim ya da kalbimin solo iktidarını elinden alan meşgul mahşer kalmıştı. Kazılmıştım. içimden tarihi bir intihardan başka birşey çıkmamıştı! gümüştüm. ölmüştüm. gömülmüştüm. sessizce. Bunu söylemiş olmalıyım! size kendimi akıtamadan gitmiştim; açık denize ulaşamadan sürünerek kuruyan asil bir ırmağın son asi damlasıydım, kirpiğinizde kalmıştım, tahakküme takılmıştım, yatağımdan derinliğinize düşememiştim; siz bir bardak suydunuz, ben en çok bundan korkuyordum anneme sizi anlatmıştım o kararmıştı dışarı çıkmış içersini tabiata ihbar etmişti; neden yine çöpadamdım hiç büyüyemeyen hiç bilmeyen, hiç sormayan, hiç ağlamayan: dört kez ağlamıştım topu topu zaten: birincisi, okumayı söküp çıkarttığım gündü zamandan, ikincisi, ilk sertleştiğim dirim, ah o mel'un çığlık, sonrakini, söylemedem de olur, son kere, gümüşü işittiğim o körkaranlık! bugün hep ağlıyorsam kızmayın çünkü doğarken hiç ağlamadım ben! bunu söylemiş olmalıyım! çünkü doğarken hiç ağlamaz ibneler! ama, otobanda, sürerken 64 model maceramı orada, zavallı şefkat misyonerleri zavallı küçük yabancılar zavallı kitapsız peygamberler zavallı erk pezevenkleri, yani sizler, aldırmayarak kasvetinizin hışmına ve kendinizden bile habersiz kanatmaya başladınız ricamı cahilce, aptalca, önlemsiz! ah ne yazık! ah ne yazık! tatmin etmedi hırsınızı bir türlü ölü ele geçirilmiş aşk mektuplarım! asla coplanmadı kurduğunuz hayallere kalkan çükleriniz! siz, virajsız yolların sözde usta sürücüleri! siz, yokuşaşağının kolaycı sözcüleri! bilmeden, sormadan, ağlamadan az daha eğiliyordum dumanla; ben ananızın.mıyım haydi durmayın ..kin beni! ..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.