Alemde doğru dost yoktur Dedikleri gerçek imiş Kulunu saklayan Hak'tır Dedikleri gerçek imiş…
Kuloğlu, on yedinci Yüzyılın ünlü asker ozanlarındandır. Hayatı üzerine tek sağlam bilgi, bugüne kadar, Dördüncü Murat'ın ölümü üzerine söylediği ağıttır. Adı geçen ağıt dışında merhum Fuat Köprülü ile Sadettin Nüzhet merhumun verdiği bilgiler yanlıştır. Fuat Köprülü'nün ileri sürdüğü, Sadettin Nüzhet' in de kabul ettiği gibi Kuloğlu, Safranbolu'lu Süleyman Ağa değildir. Bir defa, Kuloğlu'nun adı Süleyman değildir. Kuloğlu, Yeniçeri olup bir şiirinde adının Mustafa olduğunu söylüyor. Şiirin ilgili bölümü şudur: Ben Kuloğlu Mustafa'yım, mailim güzele ben Hem münkire hem asiye, meyletmem ağyara ben Yalın ayak, başı kabak öyle vardım yare ben Bir kere geldi de dedi: budalam dağdan gelir Evliya Çelebi, bir olayı anlatırken, zamanın ozanlarını sıralıyor, bu arada Kuloğlu'nu da anıyor. Kuloğlu, on yedinci yüzyılda yetişen çağdaşları içinde kültürü ve ünü geniş bir ozandır. Halk şiirinin her bakımdan en güçlü temsilcilerindendir. Bu görüşü, Kuloğlu'ndan az sonra yetişen ve geniş ün kazanan Aşık Ömer, Şairname'sinde şöyle anlatır: Kuloğlu'nun belli nam-ü nişanı O Aşık Ömer ki, öyle kolay kolay ozan beğenmez. Karacaoğlan'ı bile küçük görür. Ona, modası geçmiş, der. Çağdaşlarının, Kuloğlu'nun şiirlerine yaptıkları benzeklerden anlaşılıyor ki, onlar üzerinde etkili olmuştur. Bunu yakından görmek için her hangi bir antolojiye bakmak yeter. Kuloğlu, halk şiiri tekniğini çok iyi bilen, gerçekten güzel eserler veren usta bir aşıktır. Konusu daha çok aşktır. Onda tasavvufa hemen hiç rastlanmaz. Bir asker ve aşk şairidir. Kuloğlu, gerçekten içli ve sanatçı yaratılıştadır. Bu özelliği dolayısıyladır ki, ünü on sekizinci yüz yıl sonuna dek sürmüştür. Yüzlerce cönkte yaptığımız araştırma bu geniş ünü her zaman kanıtlamıştır.
Kuloğlu şiirleri
Bu Cihan İçere Bir Bir Seçilmiş Sedef Midir İnci Dane Midir Bu Yanakları Al Al Olmuş Açılmış Mücella Gül-i Handane Midir Bu…
Cezayir çevresi ol yüce dağlar İçinde oturur ağalar beyler Koç yiğit sılasın anar da ağlar Şahbaz yiğit ile dolu Cezayir…
Dağlar başı oldu yurdum Ağlayıp gezer yürürüm Günden güne arttı derdim İnleyip gezer yürürüm…
Evvelki yârimden vaz geldim ise Şimdiki sevdiğim ondan ziyade Bilmem huri midir gökten mi inmiş Bir melek görmedim bundan ziyade…
Alemde doğru dost yoktur Dedikleri gerçek imiş Kulunu saklayan haktır Dedikleri gerçek imiş…
Karşımda salınan dilber Bakma beni ağlatırsın Beni koyup yad ellere Gitme beni ağlatırsın…
Gönül Bir Dildara Kul Olmak Diler Hal Mükedder Ola Deyü Korkarım Yanıp Yakıldığım Görüp Adülar Şen Olup Da Güle Deyü Korkarım…
Felek saldı herbirimiz bir yana Gönül dostun bilir sabret sevdiğim Hasretinden döndü ciğer büryana Gönül dostun bilir sabret sevdiğim…
Gönül Yare Çatayım, Der Çare Bilmem, Neylesem Ben Sarılıp Da Yatayım, Der Sarabilmem. Neylesem Ben…
Nice dermeyan edip de arayım Hakikatli bir dost bulmak isterim Öyle bir dost görsem kalmaz kararım Uğruna baş verip ölmek isterim…
İşit âvâzımı ben de var idim Uçup gitme bunda konadur bülbül Senin hûb nefesin kalbim evinde Vücudum şehrini donatur bülbül…
Karşımda Salınan Dilber Bakma, Beni Ağlatırsın Beni Koyup Yad Ellere Gitme Beni Ağlatırsın…
Kaşı keman beni mecnun eyledin Bülbül gibi söyler dilin var senin Yakıp vücudumu büryan eyledin Turna gibi siyah telin var senin…
Bir zalımdır âşıkına Kıyar derler, nazlım seni Âşık küsse mâşukuna Duyar derler, canım seni…
15 / 26 gösteriliyor