Gözlerini Silmediğim Aynadan..
L
0
Altın Yaprak
Gözlerini silmediğim aynadan..
Sen! ....
aynanın tozlu bulanık görüntüsü içinde arkamda ne arıyorsun...
ne zaman geldin? ....
gelişini duymadım gidişini duymadığım gibi.
Yine bu aynanın önünde yüzünü ararken görmüştüm gidişini aylar öncesi.
Sessiz ayak izlerin kalmıştı yürek çarpıntımda.
Ve…
arkan dönük yine bu aynanın tozlu bulanık görüntüsü içinde giderken,
gözlerini silmemiştim aynadan.
Unutmamak için o 'son bakışını'.
Bakışın hep takılı kaldı aynada.
Yüzüme bakıp bakıp zehir akıtmak için içime.
Neden gittin?
O zaman sormamıştım.
Yaşamdan kopan yaprakların yere düştüğü mevsimdi.
Her yaprağın düşüşünde yeri nasıl titrettiğini duyumsadığım
gibi duyumsamıştım gidişini,
yüreğimin derinliğinde.
Ancak bir yaprak böyle titrerdi.
Mevsim güz, aylardan Eylül ise.
En son o gün taranıp süslenmiştim,
soyunup dökülmüştüm önünde,
her şeyimle çıplaktım.
Çıplak…..
İç titremesine dönüşen bu üşüyüşü….
nasıl üşüdüğümü anımsıyorum.
Elbette üşüyecektim.
Çıplaktım karşında,
düşünsel ve düşsel çıplak…
Örtünmeyi beceremedim,
sana karşı başka türlü görünmeyi
Ağlamayı da…
Gözlerimdeki yaşlara takılıp kalabilirdin.
"hadi sulu göz sen de" diyebilirdin.
Ya da göz yaşlarımın ardında umudumun direnişini duyumsayabilirdin.
Gizli bir gururla yarım yamalak gülümseyebilirdin.
İşte o zaman daha çok üşürdüm.Düşlerimin ve düşüncelerimin çıplaklığında.
Ne o …
şimdi arkamda durmuş düşlerimi…
umutlarımı ve coşkularımı mı sorguluyorsun aynadan?
Gözlerini silmediğim aynadan..!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş