Kalbin gözlerinden dışarı fışkırır sevgi ve nefret bir yerde sıkışır tutulur boğazın yutkunamazsın ağlamak istersin ağlayamazsın…
Anlık aşklar vardır adım adım izleyerek gelip geçer yanınızdan gözlerini öyle derine sokarki…
Ansızın durup bakmalarında içimden geçenlere ağladım beni kendinden dışlamalarında kendi kendimi yaraladım…
Kimsenin haberi yoktur bu bekleyişten ve sonucun ne olacağına dair en ufak bir fikir belirmez gözlerde…
vapurdaydın adalara uzanıyordu yavaşça ayakları Yanında sevgilin vardı elleri ellerinden…
Takvimler sonbaharı göstermiş bir yaprak daha düşmüş ağaçımızdan dudaklarımızda ayrılık sözcükleriyle ağlamışız sevgimiz hala yaşarken…
Aynalarda artık gece söyleniyor hece hece beyaz saçlı bu adam kimse yıllarımı verdim çömertçe…
Söylemek isterdim sana isyan etti, en güzel kelimelerle yazdığım satırlar birbir anlattılar dertlerini, beni bağladılar yanyana geldiler en kötü sözlerle seni uğurladılar…
bırak zehrini gözlerime arasın yollarda deli gibi bir kez daha görmek için kömür gözlerini…
Siyah gözlerin yaşlanmasın diye Açtım ellerimi gökyüzüne Saçlarını savurup geriye gitsende İzledim seni Betül'üm…
Bir akşam, saatim bilinmeyenleri oynuyor heyecanla geçiyor yine dakikalarım hiç görmediğim birini bekliyorum daha önce bu sokaklardan geçmemiş birini…
Biran gelir patlar dudaklarımdan ismin habersiz bakar gözlerim, ateşin ruhumu sarar biran gelir çarpar benden habersiz kalbim…
Gece karanlığının kahreden elleri tutar alır beni sensiz akşamlarımda uzak şehirleri getirir akılma ki zaten sen bu şehirden gideli…
birgün gelecek karşıma çıkacaksın yalanlarınla ve sebebsiz sövmelerinle arkamadan.. tüm bunlara rağmen beni gösterecek parmakların. yanacak cellat gözlerin karşısında haklı vucudum…
Bir kusurun olmalı elbet seni benden uzaklaştıracak aylar geçti aramızdan ve uzaklaştıkça şehir şehir benden…
15 / 79 gösteriliyor