Selam Durdum Sana Kâhta'm,

M Mahmut Cantekin
0 Altın Yaprak
Selam durdum Kâhta'm, Yıl bin dokuz yüz doksan altı, Yirmi yedi Nisan Cumartesi günü, Tam öğle vakti, Feribotla geçtim toprağına, Havanı yudum yudum, Özlemle soludum… Selam durdum Kâhta'm, Daldaki yeşil yaprağa, Yıldız saydığım çardağa, Renk renk açan çiçeklere, Uçuşan kelebeklere, Güzelliğine vuruldum, Mazime savruldum… Selam durdum Kâhta'm, Davar güden çocuğa, Sırtındaki yırtık gocuğa, Demircinin alın terine, Duvarcı ustasının ellerine, Yarınına düşler kurdum, Dertlerinle yoğruldum… Selam durdum Kâhta'm, Karakuş Cendere Nemrut Dağına, Baraj gölüne üzüm bağına, Gönül gözü ile baktım etrafa, El salladım esnafa, Babamı aradım yaşlı gözlerle, Dağlandı hasretim közlerle… Selam durdum Kâhta'm, Mezarında yatan canlara, Toprak olmuş civanlara, Babalara annelere bacılara, Kardeş olduğum acılara, Dilimden dualar döküldü, Takatim kesildi belim büküldü… Selam durdum Kâhta'm, Sokaklarında koşturan çocuklara, Boğmak isterdim oyuncaklara, Uymadı cebim gönlümün sesine, Sevgi şefkat sundum hepsine, Hüzün sardı yüreğimi, Yer gök duydu dileğimi… Selam durdum Kâhta'm, Yıldızına ayına güneşine, Rastlamadım senin eşine, Hayranım yiğit dürüst merdine, Dostluğu bilen ferdine, Özlemin ocağına kuruldum, Yeniden sana vuruldum

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.