El ne bilir yar aşkına yandığım Mecnun’a döndürüp del’eyler beni Aşkın kemendini atar boynuma Bağlar zülüfüne köl’eyler beni…
Gönül tohumunu boz taş üstüne Mahsul alamazsın ekme boşuna Üfleyip püfleyip doksan dokuzu Bir yarar sağlamaz çekme boşuna…
Arzuladım görem dedim sılayı Toprağı değişmiş taşı değişmiş Ne düğünü kalmış ne de halayı Altınlı puşulu başı değişmiş…
Bir civan gibiydim dert yoktu serde Büktün kemendimi dal ettin felek En sonunda duçar ettin bir derde Hastahaneleri yol ettin felek…
Beklerim selamın seher zamanı Ilgıt ılgıt esen yel ile gönder Engel olur ise dağlar dumanı Mektupla geç kalır tel ile gönder…
Hayalin karşımda her an her zaman Silmedin gönlümden karelerini Eğer senden bana fayda yok ise Arayım derdimin çarelerini…
Faydan yoksa tabiata insana Ömrün gelir geçer boştan ibaret Gelip geçicidir güvenme cana Kanat çırpar uçar kuştan ibaret…
Mah cemalin güneş midir aymıdır Yüzüne baktıkca bakasım gelir Kirpiğin ok hilal kaşın yaymıdır Alıp şu bağrıma çakasım gelir…
Nefsine kul olmuş kibirli kişi Özünden benliği silememiştir İçi fitne fesat melektir dışı O kendi kendini bilememiştir…