Kelam zahir hikmettir, leylekte şekli lak lak. Secde ile gözyaşı, insanda gerçek ahlak.
Duyunca yıkıldım kara haberin, İmdada gelmedi çareler annem. İnanki ölümün yarası derin, Her anı insanı pareler annem.…
Adam boyu kar doluyken yollarda Herkesin köyüne yazlar bıraktım Umutsuzluk kol gezerken kullarda Toprağa yemyeşil hazlar bıraktım…
Yine bir tel aldım hasretim yardan. İdamlık fermanım, nasılsın dedi. Gözleri sulandı, sinemde zardan. Sus artık sevdamız, asılsın dedi.…
Kelam-ı dilde nihan, tarife perdesin aşk. Zar olmuş cümle cihan, derd ile dildesin aşk. Firak ile ağlamış, kırk yıl naçar meydanda.…
Bayrak kumaş üstüne, resmedilmiş millettir. Resmi kayıp milletin, akibeti zillettir.
Git düşüne aman et, Can taşını bekleme. Yalnız kalan emanet, Gözyaşını bekleme.…
İşte sana methiye, zaman mahkûm yokuşta, Kaç Süleyman saniye, zikr-i saat kurdum yâr. Yarım elma kurbanmış, gönül alan bakışta, Kim bütünün hatrını, bilir diye sordum yâr!…
Bilmeceyim avam kul a seçimde. Aşılmadık taşılmadık sur bende. Yazılmışsam Levh-i Mahfuz içinde. Ebediyyen ona mutlu, sır bende.…
Ufkunda mahmure gözleri ovar, Zamanı uykudan soyar BİR KADIN! Eşyada gizemli gölgeyi kovar, Nurunu yayarak doyar BİR KADIN!…
Gerçek misin hayal misin düş müsün. Hakikatin sırrı nedir, söyle yar. Mavera'da uçan nazlı kuş musun. Yolun kime gider senin böyle yar.…
Bir deli nutkunda, sükut çığlığım, Ben beni duyarım, kimseler duymaz. Akıl kıskacında tutsak varlığım, Bıraksam gölgemi deryaya sığmaz!…
Ben bir zaman az deli, birazcıkta uçuktum. Aşk görünce büyüdüm, aşktan önce çocuktum.
Muhannete ekmek olmuş hamurun. Közlediğin ciğerini yer şimdi. İncitmeden tarar idi yağmurun. Dolu kırar saçlarını ör şimdi.…
Hastayım gurbette, doktora gittim. Tabibim derdini, yut dedi bana. Dedim ki azaldım, tükenip bittim. Öğüdüm devadır, tut dedi bana.…
15 / 87 gösteriliyor