Düşünce Gücü(düz Yazı)

M Marina Amilidze
0 Altın Yaprak
Düşünüyorum,insanım.Konuşuyorum,insanım.Beni memeli hayvanlardan ayıran en belirgin özelliklerim. Mantıkta kuramdır 'İnsan düşünen bir hayvan' Konu:Memeli hayvanlar ,hayvansal güdüler,sezgilerimizle biz insanlar,düşünceyle memeli hayvanlardan ayrılan yanlarımız,iletişim kurabilmek! Sezebilmek düşünceden bağımsız gerçekleşen bir olaydır.Bir çeşit iç güdü gibi. Tıpkı ;doğadaki vahşi olsun, olmasın hayvanların sahip olduğu savunma mekanizmasına benzer. İnsan doğası gereği memeli hayvanlarla benzerlikler taşır,sezgileriyle de. Ne kadar doğal kalırsanız bu sezgiler o kadar çok kuvettlidir.Sizi dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı koruyan bir zırh işlevi görür.Çoğu insan bunun farkında olamayabilir. Halk arasında yaygın bir inanış vardır mesela. 'Bebekler melaikedir,onlara zarar gelmez' Buradaki asıl konu bebeklerin henüz düşünmediği,olumlu ya da olumsuz onlara herhangi bir şeyin yüklenmemesiyle ilgilidir. Gayet doğal tepkilerle günlük ihtiyaçlarını karşılatırlar,sadece sezgi devrededir büyük çoğunlukta.Altlarını temizletir,karınlarını doyurturlar vb. Bütün ihtiyaçlarını karşılatmak için bazı huzursuz haller içine girerler mesela ağlama gibi,bu şekilde konuşamadıkları ve düşüncelerini ifade edemedikleri dönemlerinde tıkır tıkır işlerini yine de yürüttürürler.:) Öğrenmeye ve keşfetmeye başladıkları süreçte,büyük bir çoğunlukta önce aile içinde ve hemen ardından içinde bulundukları çevre dolayısıyla düşünceleri şekillenmeye başlayacaktır. Düşünme ve düşündüğünü konuşarak ifade edebilme yetisi hayatın her karesinde çok değerli adımlar atılmasına vesiledir elbette. Büyük bir ayrıcalıktır insanoğluna verilen. Maalesef ki,bu çok yorucu beyin jimnastiğini pek az kişi yapabilmektedir.Çoğu kişi düşünmekten ziyade otomatik olarak ona sunulanı daha kolaya kaçarak alma yolunu seçmektedir. Oysa ilk bebekliğindeki şekilde( düşünceden vazgeçip )sezgileriyle :(doğal)hareket etse bile yine de olumlu şeyler yapabilecekken düşüncenin ve konuşarak iletişim kurabilmenin lüksünü kavramak istememesi, kişi ve kişilerin süreklilik halinde başıyla bedeni ayrı bir halde gezmesine benzemektedir. Kendinin farkında olmayan insanlardan oluşmuş bir topluluk ise tıpkı yüksek gerilim hattından kaçak yapmış elektirik gibi diğerlerini etki altına almaktadır.Yani ne tam düşünerek ne de tam sezerek erişkinlikte devam edebilir insan.İkisi birbirini kapsamaktadır. Düşünceden yorulup doğasına dönebilseydi işleri yine tıkır tıkır işleyecekti insanoğlunun. Bugün hangi tv kanalını açsanız,hangi gazeteyi elinize alsanız şişirmece haberli ve tüketim toplumunun başta kendi doğası olmak üzere tükettiği bir acayip dünya ile karşılaşılıyor. Yola çıktığınız zaman özellikle büyük şehirlerde sakinken gerginleşebiliyorsunuz. İnsanlar süreklilik halinde bir yerlere koşturuyor,ve hep bir telaş,hep bir yarış. Her şey paket program halini almış,birilerinin cepleri doluversin diye üstü kapalı kölelik oluşmuş gibi. Çemberin dışından insanları ve kendinizi izlemeye başladığınız zaman şoke oluyorsunuz,medeni toplum adına insanın doğasına,sezgilerine,düşüncenin zenginliğine neler ediliyor diye. Düşünmek,sezmek,harmanlamak,paylaşmak. Robot olmadan. İnsanız ya,bebeklerden farkımız olmamalıydı hayatımızın işleyişi adına... Ama oldu..! Not:Uzman bir kişi gibi değil,doğallığıyla yaşayan düşünen biri olarak yazdım bu satırları..!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.