İç Döküş21(düz Yazı)
M Marina Amilidze
0
Altın Yaprak
Ev ev değil askeriyeydi sanki
Eeeeeeeeeeeee
Annem böyleydi
Konu:Ah anneciğim be sen asker olacakmışın:)
Zaman zaman çok otoriter olduğumu söylerler benim.
Aysun hanım derler.:
'Vallahi çekiniyoruz sizden
sert duruyorsunuz'
Eeeeeeeeeee bilmiyorlar ki ben kimin kızıyım.
Biz çocukluğumuzdan şerbetliyiz bu askeri sisteme.
Annemin canı sağolsun biraz baskındı illa kurallarına uyulacak.
Yapma dedin mi yapma,lafını ikiletme ne kelime,bakışıyla mıhlanırdık yerimize.30 yaşıma kadar annem kızacak diye bir sürü şeye korkardım yeni yeni korkmuyorum artık.
Bu korku annemin bana fiziksel bir şiddet uygulaması yahutda ruhsal bir eziklik duymamı sağlayacak hal ve hareketleri olmasından dolayı oluşmuş korku değildir.
Bu korku ola ki annemin gönlünden düşerim korkusudur.
Bu korku annem olsun olmasın onun öğretilerinin doğruluğuna kalben inandığımın uzantısı saygıdır aslında.
Yani annem hayatımda olsa olmasa beni küçüklüğümde aldığım terbiyeyle hep yönetti.
Bence iyi de etti.Biraz çocuklar büyüğünden çekinmelidir.
Eh benim gibi her şeyden bir şey üreten zihini olura olmaza çok açık bir kişinin anası da olsa olsa diktatör olurdu:)
7 ya da 7.5 yaşında idim sanırım.
Babamın çok yakın bir arkadaşının evine akşam yemeğine misafirliğe davetliydik.Evde benim yaşlarımda bir erkek çocuk vardı belki benden bir yaş küçükde olabilir.Adı Muharrem onun adını çok beğenmiştim hiç unutmadım
Adını o zaman tam beceremiyordum,biraz boğazıma düşkün oluşumdan muhallebi ve Muharrem ismini karıştırıyordum.İsmini tatlı adına benzetmem de hoşuna gidiyordu,oysa ben unutmayayım diye kendimce bir çözüm bulmuştum.
Annem misafirliğe gitmeden önce hepimize sıkı güvenlik önlemleri aldırıyordu.
1)Her tarafımız,saçımız,başımız,kıyafetimiz,tırnaklarımız ,göze batan her yerimiz temiz olmalıydı.
2)Kesinlikle gittiğimiz evde gerekmedikçe söze karışmamalıydık,
büyüklerimizle el öpme merasimi bittikten sonra hatırlarını sormalı,teşekkür etmeli,kimsenin lafını bölmeden usulca köşemizde durmalıydık.
(sanki anama inat hep laf bölerim)
3)Evin çocuklarıyla yüksek sesle konuşup ya da gürültülü oynayıp huzur bozmamalıydık.
4)Odalara izinsiz girilmeyecek,asla!
5)İkram edilen şeye hiç görmemiş gibi saldırma yok,kibar bir şekilde tadına bakacak kadar yenecek,ısrar ederlerse tekrar istenmeyecek.
Giitiğimiz ev iki katlı,müstakil tarzda bir yerdi.
Güler yüzlü bir aileydi bu aile.
Yemekten sonra evin annesi çay,kahve,kakao ne istenirse ikram ediyor.
Biz annemiz kızacak diye tuvalete bile usulca kalkıyoruz tabii ki.
Kakaoyu annem sütle pişirip servis etmemişti daha önce,çok hoşuma gitti.
İştahla bir küçük kahve fincanı içtim',sevdiysen tekrar getireyim kızım 'diye sordu evin annesi.
Muharrem'de içiyordu sevmişti benim gibi annem bir baktı,aman yarabbi,yer yarılsaydı ben yok olaydım.
Zehir içiyorum sanki..
Şimdi bazı kişiler bu hareketleri çok sert bulabilir ama ben çok sert bulmuyorum çünkü çocuk kısmı hakikaten küçüklükte ne görürse öyle şekil alıyor.
Annem aslında çok açgözlü olmayayım diye öyle yapıyordu.
Ben de anne olunca kimileri annemden aldığım ve uyguladığım,biraz daha esnekleterek tabii
terbiye şeklinden zaman zaman şikayet ederlerdi ,etsinler ne mühim
İyi ki öyle etmişim
Çünkü ağaç yaşken eğilir.
Şimdi çocuklarımı nasl eğitebilirim artık koskacaman insanlar
Eğer bizler çocuklarımıza ve kendi çocukluğumuzda kendimize çeki düzen veremezsek topluma çıban başı oluruz.
Genç nesili yüksek oranda bir toplumdayız,gençler bir takım negatif hareketler yapınca onlara hiç kızmıyorum ben.
Çünkü çocuklar nefes almaya çalışıyor,neyi nasıl yapacaklarını bilemiyor çoğunlukta,büyük sebebte elbette aileleri.
Her otoriter hareket baskı değildir esasen.
Bazı kurallar muhakkak olmalı ve bunlar çok küçüklükte verilmeli insana.
Öyle sunulmalı ki bu kurallar hayatımıza olumlu etki sağlayacağı gösterilmeli.
Çok şükür ki göstermesi gerekenleri bilen bir annem vardı:)
Tüm diktatör analara saygıyla!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş