İç Döküş34(düz Yazı)
M Marina Amilidze
0
Altın Yaprak
Çiçekleniyorum
Yüzüm gözüm elim ayağım
Parmaklarımın arası çiçek açtı:)
Konu:Çiçek hastalığında çiçekleniyorum çok çok
Bulaşıcı hastalıklar için okulumuzda yahut sağlık ocaklarında aşılar oluyorduk tabii ki,
Çocukken niyeyse geçirdiğim her bulaşıcı hastalığı komalık olarak geçirdim.
Belki de anne ve babamın biricik kızları olarak bana çok titizlendiklerinden,henüz doğduğumda üzerime giysi olan bronşit gibi en ufacık bir soğuktan,üzüntüden hasta olmak verilmiş.Pek çok yiyeceğe,çiçeklere alerjimin olması gibi.
Sanki özel bir faunus bebeğiymişim,
eğer hastalıklarımla birlikte yaşamasını öğrenmeseydim çoktan şimdiye kadar ölmem gerekiyordu fiziksel olarak dayanmam çok zordu.
Beyler eşlerinin ya da yakınlarının şikayet etmesinden genelde pek hoşlanmazlar.
Ne yazık ki benim böyle abartmak gibi lüksüm yok,çünkü hastalığım beni acıtıyor öncelikle..Ve her sağlıklı zihin bilir ki hastalık iyi değildir.
O yüzden de eşim dahil kimseye hastalıklarımı fazla anlatmam,kendim bilirim.Ne çektiğimi tam olarak anlamayacakları payı da var elbette..
On yaşımdaydım,çiçek hastalığını geçiriyorum,çok ağır.ateşli,kaşıntılı.
Ölüyorum içim dışım yanıyor sanki,halim yok.
Şimdi yüzümün belli yerlerinde o günlerin hatırası kaşıdığım için kabuklu yaralarımı iz kalmıştır.
Ben hasta olunca aynı evin içindeyiz çok kısa sürede kardeşlerime de geçerdi.
Hepimiz aynı anda serilirdik yataklara.
Çiçek olunca bu hemen gerçekleşmedi,iyi ki gerçekleşmedi annem hepimizle uğraşamayabilirdi.
O günler içindeki bir anımı hafızam kaydetmiş,silmemiş.
Mahallemizde bir Hanife vardı,Onu hiç kırmak istemezdim ama fikrimiz hiç uymuyor gerçekten içimi sıkıyordu.Tüm olumlu çabalarıma rağmen,hani kanım ısınmıyor denir ya o çeşit bir durumdu.
Bu kızcağızla kanımın uyuşmamasının başlıca sebebi,kendinden daha zayıf olanlara eza çektirmesi olabilirdi büyük ihtimal.
Bana değil tabii ki..Ben ondan mana(övünme olmasın) olarak hiç zayıf değildim,kilo olarak biraz zayıftım:)
Kapı güm güm vuruyor
Alacaklı gibi denir ya aynı öyle.Annem telaşlı kapıya koşturdu,kapıda bizim mahallemizin Hanife'si,ben yatağımda adeta inliyorum.
Hanife elinde matematik alıştırma kitabıyla kapıda belirmiş,çözemediği soruları cevaplayacak mışım.
Anneme' kim o gelen anne 'diye sordum.
Annem de' böyle böyle Hanife geldi kızım dedim ki bulaşıcı hastalıktır sanada geçer belki'.Hanife ısrar etmiş ki 'ben çiçek oldum illa problemlerime baksın.'
Annem bir hışımla yanıma geldi:
'Aysun' dedi 'bunlara yüz verdin bak hastasın diyorum kız kapıda anlamıyor çocuğum'
O gün o kadar zor durumda kalmıştım bir tek Allah biliyor.
Annem yerden göğe haklıydı şimdi ama kızcağız madem hasta iken bile ben kendini düşünüyordu,ben kendimi değil onu düşündüğümü gösterebilirsem belki utanır diye düşündüm.
İçeri geldi,geçmiş olsun bile demeden defterini kitabımı gözüme soktu.
5 tane sorusunun nasıl çözüleceğini anlattım ve giderken ekledim Hanife 'ye.Hanife sen bu soruları sağlıklı iken çözemedin,olabilir arkadaşım,bak ben de senin gibiyim aslında hiç bir üstünlüğüm yok,ben hasta iken sırf seni kırmamak için uğraşıyorsam sen de uğraş bir daha olur mu?çünkü insanın kendi emeği çok değerlidir.
Sen uğraşırsan her şeyi yapabilecek bir kızsın.
Hanife bir hışımla çekti gitti.
Ve bir daha bize hiç selam vermediler ailecek.
'doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış'misali
çiçek hastalığımla birlikte kazındı yüreğime bu olay.
Bana değil Hanife'ye üzüldüm hep.
Keşke hafızama daha iyi kazınsaydı:)
İyi anılmak ümidiyle...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş