Saatçiyi suçlamış boşta gezen adam Su geçirmez diye aldığı saatin Camında buhar oluştuğunu görünce.…
Koca bir insan okyanusunda küçüçük bir damlayım ben.Adım Mehmet Ali Güneş.1980 Rize doğumluyum. Gökyüzüne yıldızlar serperim geceleri, İzdüşümlerini denizlere dökerim, Bakışlarıma kazırım yalnızlığın hüznünü, Öksüz dakikalara babalık yaparım kimi zaman,geçmişi seyrederim gözlerimi kapatıp.Hep başrol oyuncusuyumdur filmin.Kendinden defalarca sürgün edilmiş,hasretin adresini herkesten iyi bilen, sapsarı yapraklarıyla bir sonbahar ağacını canlandırırım.Şarkılara aşık olur hüzünlerle sevişirim... İşte hepsi bu. ÇOCUKLARDAN UZAK TUTUNUZ! Kalemle ilk tanışması Felluce’li çocuğun Evlerini basan Amerikalı askerin Cebinden düşürdüğü dolma kalemle olmuştu Babasını sürükleyerek götüren askerlerin Teselli oyuncağı zannetti, ona bıraktıkları O hiç sinemaya gitmemişti oysa Anlayamayacak kadar da küçüktü James Bond filmlerinden Kimselerde anlatmamıştı ona ölmeden önce Ucunu bastırmasıyla patlayan dolma kalemin Yeni dünya medeniyetinde Sadece yazma gereci değil Silah olarak da kullanıldığını!
- Al Yüreğim Senin Olsun (Şiir Kitabı)
Mehmet Ali Güneş şiirleri
Veda ederken gözlerin dolsa İnanmam artık yaşların aksa Mazinin eğer değeri yoksa Bir bir anıları siliver gitsin…
Kalemle ilk tanışması Felluce'li çocuğun Evlerini basan Amerikalı askerin Cebinden düşürdüğü dolma kalemle olmuştu Babasını sürükleyerek götüren askerlerin…
Gülümse Dağılsın gökte hüzün kokan bulutlar Yeryüzü bahara merhaba desin Gülümse…
Adı Fatıma yedi yaşında Yirminci yüzyılın başında Kerbela çölünün tam ortasında Hasta anasıyla yaşardı Fatıma…
"Sen bilmediğim karanlıklarda Güneşin doğmasını beklerken Ben Sensiz karanlıklardan Seninle doğacağım"…
Güzelliği yazılır, dağa, taşa, yaylaya Biraz cesaret ister laz kızına bakmaya Mis gibi çay kokar, çiçek kokar yazları Sözleriyle öldürür karadeniz kızları…
Gören de Sevincinden gülüyor zannedecek Oysa Gülüşlerinin altından gözüken…
(Can yeleksiz iki tendik sokaklarda ikimiz Birimiz kar yağışlı, ayaz ama yine de sıcak Az bulutlu, açık ve güneşliydi birimiz)…
Utanıyorum Marisa bildiğin gibi değil Beni gecede sakla çıkarma gün yüzüne Saflığımı fırsat bilip bir yaşımı çaldılar Aldılar zulamda sakladığım çocukluğumu…
Sunu: (Can yeleksiz iki tendik sokaklarda ikimiz Birimiz kar yağışlı, ayaz ama yine de sıcak Az bulutlu, açık ve güneşliydi birimiz)…
Hakkını vere vere yaşamak zor bir ütopya Yüzün ki bir tuval daha resmedilmemiş Bakıp bakıp iç çekerdim kasıklarına Marisa seni memnun etmek baba yiğit harcı…
Güneşe doymuş yaşlı yapraklar Ağustos böcekleri ve erikler Ve deniz kokusu, hercai menekşeler Karıncalar, bal arıları ve bir de sen…
Yavrularına uçmayı öğretirken Avcının saçmalarına hedef oldu İki ilk, Bir de fark vardı aralarında…
Yağmur tanesi olup düşersem yanağına, giderken usulca sil, fazla yakma canımı…