Kaç âşık doğdu ki bu gün yüzüne Kaçı tekrar döndü asıl özüne Beni esir eden tek bir sözüne Verdiğim servete "tuh" de çürüsün!…
Sana dair gördüğüm rüyaları Yorumlayacak bir dervişim yoksa Yalnızlığım alıp başın gidecek Aşka dair ne söylesem, ne yazsam…
Alcàzar'ın bahçesinde bu gece Bir avuç hüznü serpiştirdik Gökyüzüne… Güllerin, çiçeklerin ve yaseminlerin…
Geceydi Yalnızdık Göle kırağı düşerdi Yüreğimize ağıt…
Bıraktın peşin sıra hem gözyaşı, hem aşkı. Peşin sıra hep koştum sabırlı gecelere... Hem gözyaşı sabırlı, hem de yalnız yıldızlar, Hem aşkı gecelere yıldızlar ancak sorar.…
şadiye'ye- sen ağustos sıcağında…
Ey aşkın binbir başlı vav hali Ey sonsuz kavram Gaflet vaktinde Gel gönlümün üstüne…
Kalbimden gönlüme ince bir yol var Üstünde ateşler döşeli bir yol Geçmezsem arkamda uçsuz bir çöl var Geçersem meçhule götüren bir yol…
Yılların hasreti hâlâ içimde Üzerime yağan yağmur, gözlerin İçimde nakarat yüz bin biçimde Hâlâ titrer durur vedâ sözlerin…
Haberin gelmiyor unutuldum mu Çölde kum tanesi yalnızlığıyla Ufukta uçuşan nazlı turnalar Bari gülüşünü hatırlatmasa…
Gözlerin derdimi anlatır diye Baktığın yerlerin viranesiyim Gözlerim gönlümü aldatır diye Senin hayalinin divanesiyim
Soluklan ey yâr Hicretine ramak kaldı bedenin Vasiyet yazmaya zamanımız yok Dua edelim..
Bilmiyorsun ki Martos dağından bu şehrin göğüne Çizdiğim sensin Bir tebessümün hatrına…
m.taha'ya Oğlum, Bu bayram…
Yıldızları saymayı öğrendim anne Sabrı şakaklarıma sor Umuttur damlayan gözlerimden Aşktır, mertliktir…
15 / 39 gösteriliyor