biz ölümlerde büyüdük gülüm zindanda tükenmez işkencelerde gündüzü yok gecelerde büyüdük budandık gencecik fidanlardık…
yazacak bir şey yok ortalık sakin güvercinler dolanıyor nehir boyunda…
prangası düşmüş gecenin davetkar cilveli bir gökyüzü türküler söylüyor sevdamızdan ayışığı gülümseyerek yalıyor surları…
Diyarbekir nazlı bir güvercindir şimdi açarak kanatlarını ağaran güne ve kırpıştırarak yemyeşil gözlerini…
takalar ağlayacaklar mı bilmiyorum kıyıda ki yavuklu köpüren derya derinlerinde umutlarımız saklı güvercinler uçacak üstlerinden…
mahpus böyle altı okka koymadı bana alt tarafı dört duvar bir demir kapı biraz keder yaşanmamış günlere dair biraz öfke ama mutlaka umut…
gidin başımdan gidin öyle kolay değil unutmak hasret ne rakı şişesi zulada saklı ne de halis Bitlis tütünü altın sarısı…
dedikodum ayyuka çıkmış söylenesi bilinesi hal değil Mardin kapı'da zil zurna sarhoş sabaha dek voltadaymışım…
gel otur yanıma canım düşümde de olsan gel sana sevdamı anlatacacağım ki bitmeyen bir türküdür…