Yakılacak Mektuplar 8

M Mehmet Taş
0 Altın Yaprak
Sen, bir bahar yağmuru kadar ılık, bir gül goncası kadar sevecensin. Sen sevgisin… Umutsun umutsuzlar için. Ve sen tüm yaratılmışların üstünde yegane varlık, teksin.. Benim zavallı beynimde çok bilinmeyenli bir denklemsin. Seni çözmek, kainatın sırrını çözmektir.. Ilık bir bahar sabahıydı. Sen benim varlığımdan habersiz, ben seninle dopdoluydum. Tam sokağın köşesini döndüğümüzde karşılaşmıştık. Bu bir tesadüf değildi. Bunu sen bilmiyordun. Sen beni de bilmiyordun. Gözlerini aradı zavallı gözlerim. Söyler misin, neden, neden bir kere olsun dönüp bakmadın? Eteklerinde akşam rüzgarı efil efil, gözbebeklerinde toprağın suya hasretince arzu. Ya dudakların… Dudakların sahralar kadar sıcak. Öpmedim, öpemedim ama yinede beni yaktı, yakacak… Bir şiirde mi okumuştum, yoksa bir şarkı sözümüydü? "bir zamanlar bizim de başımızda kavak yelleri eserdi" diyor. Benim de başımda esen bir kavak yelimiydi acaba? Sen kavak yelinden de öte bir fırtına oldun. Estikçe yıkan, yıktıkça zevk alan bir fırtına.. Es…Durma daha hızlı, daha hızlı es! ! Yıkacağın başka ne kaldı?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.