Çıkalım suların kerevetine, Sen murat nehrine çağla içimde; Saçının telini bez niyetine, Dilek ağacına bağla içimde.…
Erzurum Lisesini bitirdi (1984). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu (1988). Avukatlık stajını tamamladı. Sütçüler Askerlik Şubesi Başkanlığı yaptı. Tunceli, Yusufeli, Yıldızeli ve Adana’da Cumhuriyet Savcısı olarak çalıştı. 2006'dan beri aynı sıfatla Ankara'da görev yapmaktadır. Türkiye Adalet Akademisi ve Polis Akademisi’nde hukuk dersleri verdi. İnsan hakları konulu onlarca seminer sundu. Radyo ve televizyonda çeşitli şiir söyleşilerine katıldı. Şiir üzerine konferanslar verdi. Karçiçeği, Şardağı, Dil ve Edebiyat, Türkiye Adalet Akademisi Kültür, Sebilürreşad başta olmak üzere çok sayıda dergi ve derleme eserde şiir ve yazıları yayınlandı. Taştan, 2022'den beri Edebiyat Ortamı Dergisinde yazmaya devam etmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.
- İnsan Boşluğu (Şiir-1987) , Yağmur Islıyor Beni (Şiir-2009) Bu Kapıdan (Tüm Şiirleri - 3. Baskı - 2022)
Mehmet Taştan şiirleri
Gün yavaşça süzülür dağların arkasına, Kanayan gökyüzünü seyre dalar ressamlar; Yeni başladığımız şiirin yakasına, Kızıllaşan sulardan pembe inciler damlar.…
Yüzünde göçmen kuşlar, Gözlerinde hüzün var. Durgun suyunda ilham, Dumanlı başında gam……
Karanlık bahçenin öksüz gülleri, Siz de benim gibi yalnız mısınız? Sevgili annemin nurlu elleri, Duada beni de anar mısınız?…
Dilin cirmi küçük, cürmü büyüktür; Akıllı düşünsün, abdal söylesin. Haktan korkmayana namusu yüktür; Hırsıza bey borçlu, kiler neylesin?…
Su içtim bakır tasta, Uğruna düştüm hasta, Selamsız geçti diye, Ay garip, sular yasta.…
Ölümden öte bir köy görünüyor boşlukta; Kelimeler bir lahit içinde donmuş gibi. Zaman melal gölüne dağılıyor kuşlukta; Islak, yaralı bir kuş yüzüne konmuş gibi…
Hangi asma bahçesi dayanır bu tufana? Ninova bir kâbustan artakalan düş şimdi, Hüzün kuşları konmuş vaktin göz uçlarına Necef kanlar içinde acı bir gülüş şimdi.…
Aman duyarlar diye ödüm kopmuyor artık, Bildilerse bilsinler bakışların aydı ya; Şimdi efkâr basıyor gece tarifesiyle Ah bir de şu gözlerin tarifi olaydı ya.…
Hayal kurun, Bana hayal getirin, Güller ülkesi için……
Hiçbir şehrin doğuştan yerlisi olmadın sen, Bilgiyi de sevdayla soluyan bir his oldun, Şimal rüzgârlarıyla dolaştın elden ele, Şimdi seni hiç kimse hatırlamasa bile,…
Yorgun dalgalar gibi dönüyorum kıyıdan, Balık ağları beni çekiyor bu kapıdan; Varamadan kaybolan nirvana yolcusuyla Vurgun yemiş güvercin sekiyor bu kapıdan.…
Ben bu yolları hep yalnız yürüdüm, ne olur ki? yanımda olmazsan! kış sarar yaraları, örter karlar üstünü kara lekelerin,…
Kestane sıcağında akan nehirdin Ela, Kalbimi yaka yaka küle çevirdin Ela Nakışlarda bir desen olarak kalacakken,…
Uykuda soğuk almış, buzlardan rüya şehir; Yaylanın kucağında esneyen hülya şehir. Malazgirt atlıları eser eser ovanda, Mavera gazileri oturur hanedanda.…
15 / 30 gösteriliyor