Ey Hünkâr!

M Mehmet Yaşar Genç Mehmet Yaşar Genç
0 Altın Yaprak
Ey hünkâr! 'Dünya gurbetinin elem tacını Gülerek; başında tutanlar bilir Bu, mahpushane'nin dert ilacını Ölmeden, ölümü yutanlar bilir' Ey, hünkâr! Fırtınalar kopsa da süfl-i alemde Huzur ikliminden rayihan gelir Aşk'ın renklerine bürünmek için Edep'le saf tutar tüm Kelebek'ler Tevbe secdesine başlar eğilir Ey, hünkâr! Vahyin çeşmesinden ışık içen ruh İçindeki sırlar türbegâh olur Bütün yanmışların dudaklarında Şu, söz satanları içinde erit İlmin katre'sinden kalp agâh olur Ey, hünkâr! Tufan dalgaları, sarsılan ruhlar Bela denizinden yarınlarımız Sen, fikir terzisi, ulu hakikat Çileye dik duruş, süren insicam Şu, miskin bedenler ruhundan dolsun Sabahı söktürsün alınlarımız Ey, hünkâr! Ümitsizlik semtime çerâğ ol Demet demet uzanıver dünyama Efsunu dağılsın kara gölgenin Kirli uykulardan uyandır beni İçinde alemler saklı sözlerin Ey, hünkâr! İhtiras soylular, bağımda diken Yitirilen başlar; başağa dönsün Merhamet busesi dokunan beden Duru sevgilere açılan kapı Alperen'ler; Samanyolu'ndan görünsün Ey, hünkâr! Uygarlık yasta şimdi Firavun gözlü ağyar tutmuş yolunu Zamanı zincirlemiş devler Nemrut alevine gamımı taşır Asla dönmem Huda'dan; Melek olsa gelenler Garip bir el dokunur, bahtiyar sabredenler Ey, hünkâr! Bu, kapında titreyen Mazlum bir Kardelen dileği Çağın buzullarından. 'Asil duygulardır mahrem yoldaşın Yersiz kederlerin bırak boşluğa Kutsi sözler olsun yol arkadaşın Celâl-i dikenler dönsün hoşluğa.'

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.