Vurulmuş çiçekli tarla kuşu nöbetteki küçük askerin dostu nergis tarlasına damlamış kanı…
Tam zamanında çalan telefon artık eskisi gibi devam edemezsin yarım kalan cümlene…
İki asker vardı, birinin gözleri gök rengi maviş bebeklerin beşiğiydi gözleri.…
Demir atacağın bir liman yok bu yolculukta İthake diye bir yer yok. Dinle ey çocuk!…
KEDERLİ TÜRKÜLER SÖYLÜYORDU Kıbrıslı bir asker kederli türküler söylüyordu yalnız başına yaşayan dağlardan…
Dolaşır dururum panayırlarda Kemane çalarım tek kolumla Eskiden tüfek tutardım onunla - Tray lay lay la.…
Birden ölüyor birilerim, ölmediği halde ölmüş gibi bırakıyorum onları topluca mezarda... - Ailesi boş ol'an çocuklar gibi yükleniyorsun hepsinin suçunu.…
Duvarsaatinden kalan ak boşluk Zamanı unutan ceviz masa…
Söz mü? Ne sözü? Bir aşk anını sonuna kadar yaşayabilmek içindi…
" Sessiz Asker" diye çağırırdı arkadaşları iç cebinde küçük bir Kuran boynunda okunmuş muskası cennete gidecekti vurulduğu an.…
Sevgilimin türküsüydü deniz mavi sesine demir attı savaş sevgilim, ölü asker.…
Kıvrılıyor. Zehirlidil istemese de sokuyor sevgilisini öpüşürken. Kusulmuş sözcükler…