konuşuyoruz o su 'dan bahsediyor ben deniz yıldızlarından yol aldığımız harita…
gözlerimde vedalaşmanın burgacı bulut dolu gökyüzü…
hiç bir çiçek gül kadar suçlanmadı gülün bütün günahı…
görmeden kim anlatabilir kar toplamış saçların güzelliğini kim biriktirebilir saydamlığıyla acıtan camkırığı gözlerin bereketini…
yaşamın şeker erimelerinde sokakların birbirine ıslak bakışı kurutuyordu gözümdeki bahçeyi…
dalganın gözlerime düşen sesine küçük bir balık geldi yüzgeçlerinden elime yakamozlar akıtıp "deniz hep ayna gökyüzüne…
her kalabalıkta bir eksik sen sokakların cümbüşünde sus oluyorum anaformuş kıyametmiş tufanmış yıkımlarından kurtardıkça düş'ünü…
beyaz kelimede martı çığlığı çocuklukta şeker tadıydı pembe düşlerden çabuk (ç)alındı kırmızı harflerle en çok…