Onlar Çığlığın rengine gelin gittiler Belleğin gizemine gömüldüler…
ey yürekli değişen kesinlik bencil bir kinin erdeminde boğulan karınca -ağla diyorsun bana…
Yaralısındır, yaranı kimseler sarmaz Dolaşır içinde dolunaylar Nehirlerden, kör gecelerden geçersin…
Bir öykünün sularında dolaşıyorlar Sorguluyorlar kanadı kırık güvercileri Biricik antenleri rüzgâr ve yaşlı ağaçlar Giyiniyorlar yağmurun rengini yangına karşı…
insanlar vardır: kaypak bir güneşin ardına sığınan kelimeler bbirde: ihanet örneğin…
Bağırıyor Urganla boğulan kuşlar gibi Yere düşüyor cenin Ve kırmızı kan…
gün geceye bakıyor gecenin gözleri karanlık karanlık yükseliyor rüzgarlara…
Yıllardır yağmaladım durdum kendimi Dünyanın bütün yalanları kendi gerçeğim oldu Adım artık hiçbir serapla anılmıyor…
Kırılgan kadınlara Koşuoyr kalbim Oysa çoktan bitmişti Gece konuşmaları…
Her beden Kendini taşır Ve düşer yerlere Beyaz karanfil…
acının rengi akrep yeşili sen orda çınlayan bir hasret ben burda, kırılan kör ayna…
Ay oynuyor geceyle Akıyor zaman sulardan geçerek Çanları çaldı bile ırmağın Güneş uyukluyor…
ateştir ateş onun gözleri içindir. Gözleri yorgun, balköpüğü…
- Arap için Uyukluyor yağ tenekelerinin ortasında kara kedi…
Yitiriyor belleğini dünya İnsanda Sonsuzluk özlemi uyandıran Zaman gibi…
15 / 27 gösteriliyor