Anadoluda madde imana karşı Mehmetçiğin cesareti sarstı arşı Kana bulandı toprağın her karışı Matem mekânıdır Çanakkale…
Kalmadı aşkın eski tadı neşesi Zakkum oldu düştü bize meyvesi Zalimin kızı kırdın bizdeki şevki hevesi Senden çektiğim söyletir el aman el aman…
gel sevdam gel yanıma durma sarıl boynuma şahittir bu yürek aşkıma içelim aşktan dönelim şaşkına…
neden yüz çevirdin benden tatlı bir gülüş beklerdim senden seni bugün gördüm ya tat almaya başladım her şeyden…
hasretlerdeyim, aylar geçti seni görmeyeli yıllar oldu sesini duymayalı rüyalara da girmez oldun…
firakınla üşürken çıktın karşıma seni çıkarana kurban vuslatınla ışık oldun arzıma arşıma senin selvi boyuna hayran…
hasret yağmurlarının sırılsıklam ettiği bir gecede üşüyen bedenim, titreyen dudaklarımla sana sesleniyorum nefesim, canım, cananım, baharım, çiçeğim, gülümsün kalemim, kağıdım, şii…
adını duvarlara yazmak istedim duvar kirlenir diye vazgeçtim adını kağıda yazmak istedim kağıt çizilir diye vazgeçtim…
nerdesin ey lain yezid sen ettin imamımı şehid bir tokat yiyeceksin ki şedid cehennem ateşi seni paklamaz…
ey insanlar, kerbela döndü kan gölüne nolursunuz tükürün o yezid dölüne bir su serpin haydar-ı kerrarın gönlüne memleketim imamsız kalmasın…
merhaba melek merhaba adını yazdığım zaman ellerimin titrediği melek senin adın zikredildiği zaman kainat galeyana gelirdi senin geçtiğin yollarda güller biterdi…
resmine bakıp yazıyorum bu şiiri tebessüm eden narin yüzünle asalet kokan duruşunla yürek yakan bakışınla, sevdiğim…
sen benim gözümde yaşımsın içtiğim suyum yediğim aşımsın uçuruma giderken tuttuğum taşımsın sen olmazsan ben de olmam dost…
ben urfalıyım seversem tam severim sevdigim için herkesi elerim kasem olsun dağları delerim çünkü benim adım urfalı…
Yürü be ayaklarım ne durursun Sevdiğinin sofrayı silkeleme vaktidir Belki balkonu yıkar ne bilirsin Sevdiğinin sokağından geçme vaktidir…
15 / 16 gösteriliyor