Kara ciltli bir kitaptır akşam. Önsözünde yarasalar uçuşur, sessiz sedasız. Satır başından ay doğar, nurlanır kitap. Şarkılar söylerim,dilsiz, dudaksız.…
Mavi turuncuya bulandığında Kuşlardan lekeler varsa gökyüzünde, O'nun alametidir. Yüreğine dokunur; Ruhuna kapı açar.…
Doğru bir cevaba ihtiyacım var. Anlat ki bileyim, sırra varayım. Ve bu dünya öyle bataklık olmuş. Neden kapılıp da dibe batayım?
Beyaz. Kıvrımlı yollar bitince beyazlar. Gökkuşaklarına inat. Beyazlarını çiziyor bu kalem.…
Kucakla ölümün beyazlığını.. Dualardan örülü sıcak bir tebessüm.. Toprak yüzüne gülsün. İliklerine ılık ılık kan sızar belki..…
Sen karlı iklimlerin ortasında.. Ben samanlı dağlarının baharındayım.. Sen beyazlar ortasında bir çiçek.. Ben bahar çiçeklerinin ortasında..…
Bomboş trenlerdir satırlar. Kanser olmuş kelimeler ve bir istasyondur ağlayan. Issızlığın gözyaşıdır mürekkebim. Bir nükleer bombadır yüreğimde parlayan.…
liklerinden bir dize kopardım. İskeleye bağladım mecazlarını. Kandil yaktım gözlerine.. Kaderimden bir not düştüm ellerine..…
Umut fısıldıyorum satırlara. Dudaklarınızda çiçekler açıyor rengarenk. Kelimeler bir kelebektir artık. Çürüyen hüzündür bu gün.…
Yine o tıkırtılar. Bir mezar kazıyor akrep. Ahenk ahenk. Kendinden emin ilerliyor.…
Bazen soğuk bir iklim.. İki büklüm götürür beni.. Elime hüzün tutuşturur, buruşturur atarım. Huysuz bir çocuk gibi..…
Mazi denen mezara gömdük tüm asırları.. Yavaş yavaş cihanın durdu kalp atışları.. Binalardı bu dünyanın bence mezar taşları.. Bitti yetimin aşları,aktı gözümün yaşları..…
Ölü bir sabahın kurtlanışı.. Kutlanışı ölümün.. Her biri bir neşeyle çıkıyor hücresinden.. Vaktin kemiğini ayrıştıyorlar.…
Peçeteler işte. Kullanılmış, Kuruyken ıslatılmış. Rüzgarların koynunda.…
Bir şiir, Yarımdır hep ve Gece yarısı gibi ıssız. Sessizdir şiir.…
15 / 17 gösteriliyor