17 Şubat sabahı güneş bir başka doğuyordu Kelkit'e bir başkalık vardı bugün nice badirelerden geçti bu kent…
Öz geçmiş Gümüşhane ilinin Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü Beldesi'nde 1978 yılında doğdu. İlköğrenimini Söğütlü İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Kelkit Muammer ve Enver Şahin İmam Hatip Lisesi'nde, yüksek öğrenimini Atatürk Üniversitesi Erzincan Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümününde tamamladı. 2002 yılında Sakarya Kaynarca Fatih İlköğretim Okulu'na atandı. Daha sonra Gümüşhane Kelkit Cumhuriyet İlköğretim Okulu'na tayin oldu. Söğütlü İlköğretim Okulu, 75.YIL İMKB YİBO, Deredolu İlköğretim Okulu'nda Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 2011 yılından beri Ankara Altındağ Hayme Hatun İlköğretim Okulu’nda Türkçe Öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Ahmet Yesevi Üniversitesi'nde '' Eğitim Yönetimi ve Denetimi ” alanında Yüksek Lisans eğitimini 2009 yılında bitirdi. Yüksek Lisans bitirme projesini "Eğitimde Sosyal Sorumluluk ve Hesap Verebilirlikle İlgili Yönetici Görüşleri" (Gümüşhane İli Örneği) konusunda hazırladı. Gümüşhaneli Şairler Antolojisi'nde (2007) , Türk Şairleri Şiir Antolojisi’nde (2007) , Gümüş Portreler'de (2010) , Herfene, Kardelen, Bilimin ve Aklın Aydınlığında EĞİTİM adlı dergilerde yer aldı. Yazıları Kuşakkaya Gazetesi’nde, şiirleri ise ulusal şiir sitelerinde yayınlanmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Mükerrem Kalkan şiirleri
anlamsız bir yaşantı benimkisi heyecansız, duruk ve mat hicranlı hayatım karanlıklara gömülmüş meçhullere kayıyor yıldızlarım…
esti hazanın yeli karanlık bir geceden artık haberini getirmiyor güvercinler mutluluğu mazide aramak yeisin habercisi yıldızlar kadar uzak, ben kadar yakınsın bana…
Esrarengiz hayatın mai düşleri, Beni sevdaya salar gülüşleri. Zaman tünelinin umut yolcusu, Sen misin gonca güllerin sonuncusu?…
Dağların eteklerinden birazdan gün ağaracak Sisler dağılacak…
Al bayrağın rengine kanını veren, Bu vatan toprağı için canını veren, Canım Türkiye'ye şanını veren, Can Mehmed'im, yiğit Mehmed'im.…
ben kimim, neciyim bu yaşam kimin muhayyilemde tasarladığım ümidim nerede sevinçlerim ve gözyaşlarım onlara ne oldu ya kuşlar onlar da göçüp gittiler mi…
mahzun bakışlarında keşfettim dünya içinde bir dünyayı demir attım limanına engin dağlardan ve…
ben sevda diyarının melankolik aşığıyım sen Kafdağının ardındaki ulaşılamayan sevgilisin biz birbirimiz için yaratılmış aşk çölünün Leyla ile Mecnunuyuz.…
seni bana hatırlatan/ruhumu okşayan/kanımı kaynatan gülüşlerin yanağıma dokundurduğun pembe ve zarif dudakların bir ummana benzeyen-açıldıkça uzayan-hayatın mai düşlerini gösteren/…
bir uçurum ki dönüşü olmayan bir yol bir saplantı içinden çıkılamayan çıkılması imkansız bir labirente dönüştü düşünceler…