daha dün müydü eli yüzü toprak resimdeki o mahzun, esmer çocuk oyun bitti ama içinde ukde kalmış neylersin, serde yoksulluk derdi…
çık da gör bu durak, bu şehr-i İstanbul'un ama aslında çıksalın, dünyanın.…
yılların yorgunluğudur taş taş üstünde kaygılı yağmur sonrası hüzün kapanıyor bir devir…
kuşlara gidelim yağmur yol çiçek çiçek bahçe toprak kokusu…
dağ yankısı ırmaklarda eğleşir leylâ dinmeyen sızı, çile yazgılı yanımda halden bilir türküler bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm…
ömür dediğin bir varmış bir yokmuş gider bunca çile, bin kaygı, geldiği gibi gider yalan dünya efendim, hemencek unuttuğumuz…
aşka kara çalan arsız çağda bahçeler de yağmalandı yanlışın çoğaldığı kat kat gökyüzünü kuşlara dar eder…
çok odalı yüksek evlerin var ama yok çiçek toprak yok pencerede kırık düşler çıkmaz yolların…