Sen bir şiirsin Ankara'da Ankara senle bir şehir.
Sen ve Ankara Yüreğimde iki ayrı yara.
Bir kadın ve bir şehir Sensizlik Ankara'da acı zehir.
Sana en çok gülmek yakışıyor Ankara'ya en çok sen.
Bu yüzden şiirlerim eğri durur Olmayanı nasıl anlatsın kelimeler...
Acı... Acı... Gözyaşı... Tövbe etsem geçer mi bu sancı?…
Beklemek ve imtihan Ne acı şey gönül, her an kanayan Ve mevsimsiz bir isyan Hep "seni seviyorum"larla başlayan
kalabalık kaldırımların tozuna karıştı bir ayrılık ikindisinde söylenen sözler isimsiz bir bulutla gitti aşk üzerine edilen yeminler...
Öldür beni... Durma öyle aptal aptal karşımda Al sihalı eline Sık kafama...…
Pembe oyunlar oynarken tozlu sokakların olmayan kaldırımlarında Çocukluğumuz bir masala kaçtı Gökten üç elma düşmeden…
Erkekler ağlamaz derdi babam Çok ağlayan erkek gördüm büyüyünce Kadın gibi hıçkıra hıçkıra utana sıkıla Gözyaşı sümüğüne karışmış…
Adın bana yasak Yasak ellerini tutmak Ve gözlerinde boğulmak yasak...…
Ankara yalnızlıktı Ankara soğuk Beş parasız öğrencilik Hayallerimiz vardı Ankara'da…
Biliyorum Ve ben bu imkansızlığı seyrediyorum. Kah firari kah mahpus yüreğimle; Sana çıkmayan tünellerde can veriyorum
Dün doğduğumu görenler Bugün öldüler Bugün doğduğunu gördüklerim Yarın beni gömecekler...
15 / 22 gösteriliyor