Amirim
M Mustafa Yıldızdoğan
0
Altın Yaprak
Yine sana yazıyorum,
yine sana döküyorum içimi,
senden başka kim anlar ki beni
dün o fırtınalı gecede, eve giderken,
karanlık kuytu bir köşede
bir adam çıktı karşıma.
beyim,beyim,dedi elindeki yarım kalan sigarayı göstererek,
ateş istedi tam sigarasını yakıyordum ki.
parmağından yüzzüğü görünce,
o buz gibi elleri,ta ciğerimi yaktı..
bu yüzük dedimkafasını kaldırdı yüzüme baktı
dokunma dedi
hey allahım bu o amirim
sarıdım boynuna tanıyamadı hatırlayamadı beni,
yalvara yalvara zor razı ettim.
eve gitmeye hava çok soğuk tu .
bir allahın kulu yoktu ortalıkta
bizden ve peşinden ayrılmayan siyah kediden başka.
eve varıncaya kadar o günleri anlattım
beni nasıl çatışmadan kurtardığını.
yüzüğüde o günün hatırası olarak parmağına taktığımı,
daha başka aydınlı plakacı 09 osmanı,
trabzonlu laz dursunu,maraşlı ede ökkeşi,
erzurumlu yanık ömeri,
ama nerede,beni dinlemiyordu,
bilehep birşeyler mırıldanıyorduağırdan ve sessiz.
gidenler gelmeyecek gidenler gelmeyecek,
amirim başka dünyalardaydı.
eve vardık kediyi kucağına aldı kediyi ısıtıyordu,
halbuki kendisi titriyordu
sobanın farkında bile değildi garibim
beraber çektirdiğimiz fotağrafları bana hediye ettiği cevşeni gösterdim oralı bile olmadı
tedirgindi bir şeyler arıyordu
cebinden eski bir kağıt parçası çıkardı,
baktı,baktı,kül tablasına bıraktı
fark ettirmeden aldım bir telefon numarası yazılıydı aradım,
telefona çıkan karısıydı
amirimin yanımda olduğunu söyleyince,kadın öyle bir çığlık attıki,
kalp atışını yüreğimde hissettim.
nasıl bu hale düştüğünü sorunca,
kadın bir ah çekip anlatmaya başladı.
teskeresine oniki gün geçen fakat çatışmada olduğu için alayına dönemiyen evli yirmi yedi günlük yeni bebeği olan bir evin bir oğlu sivaslı ali adında bir asker kucağında şehit olmuş o anda şuurunu kaybetmiş vel hasıl kafayı yemiş
vay be amirimki eksi yirmi beş derecede hakkarinin dağlarında kara kışa ve haydutlara karşı meydan okurdu vatan dedinmi bir vatan daha çıkardı ağzından zoru sevdirmişti çileyi sevdirmişti.
ay yıldızlı bayrak için ölümü sevdirmişti amirim
lafın kısası
güzel anam bir gün sonra kadın cağız iki çocuğunuda alıp gelmişti
o karşılaşma anı var ya vijdansızı merhamete getirecek
bir an karısının ve çocuklarının karşısında görünce
o umursamaz adam doğruldu kanatlanacak
kuşgibi öyle bir atıldıki çocuklarının üstüne anlatamam
ne kadar israr ettiysem kalmak istemediler
vedalaştık kapının önünde arkalarından baka kaldım kavuşmak ne güzel şey
ah birde ben sana kavuşa bilsem
ey güzel anam
amirim sanki bir şey unutmuş gibi
bir den geri döndü
elini onzuma koydu gözlerini gözlerime dikti yutkundu yutgundu ve şu okkalı sözler döküldü dudaklarından
bir ağaçtan bir milyon kibrit çıkar bir kibrit bir milyon ağacı kakar....
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş