Başımı yastığa koydum mu Sinsice saldırır anılar Öyle acımasız ki tutar Bölük pörçük eder uykumu…
Türk öğretmen ve şair. Milas’ta doğdu. Ortaöğrenimini İzmir 2. Erkek Lisesi’nde (1940) , yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde tamamladı (1948) . Ödemiş ve İzmir’de çeşitli liselerde felsefe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. İlk şiiri, İzmir’de basılan Akın Gazetesi'nde yayınlandı (1936) . Daha sonra Servetifünun-Uyanış, Yücel, Değirmen, Kovan, Varlık, Fikirler, Kaynak, Yeditepe, Türk Dili dergilerinde birçok şiiri yayınlandı. 1953’te İzmir’de bir ilki gerçekleştirdi, sesli şiir sergisi açtı. İlk şiir kitabı denemelerini İzmir’de Üç Gönül (1937) , Leyla (1937) , Irgat (1942) adlarında üç küçük broşürle gerçekleştirdi. İlk şiirlerinde tatlı bir romantizm içinde aşk temasını işledi. 1940’larda Garip akımını izleyerek yenileşirken, ulaştığı söyleşi, biçim anlayışını korudu. Toplumsal çevre içinde bireyin türlü hallerini, üstüne düşülmemiş izlenimini veren, kendiliğinden bir biçimsel titizlikle yansıttı. Evren Türküsü (1966) kitabı ile 1967 yılında Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü'nü kazandı.
Sebep (1945)
- Birisi (1955, 1962)
- Karanlıkta Bir Ağaç (1960)
- Gerçek Düş (1965)
- Evren Türküsü (1966-1968)
- Ağaçlar Uyanınca (1977)
- Eksilen Gökyüzü (1980)
- Yolunuzun Üstünde Bir Adam (1991)
- Birisi: Bütün Şiirleri Toplu Basım (1992)
Nahit Ulvi Akgün şiirleri
Yaşardın romanların içinde. O insanlarla omuz omuza. Gece yarısı atlardınız trenden. Sabah başka şehirde.…
Sen Atatürk'ü tanımazsın çocuğum Ne insandı O, ne insandı. İzmir'e gelişini görseydin. Ne şanlıydı O, ne şanlıydı.…
Birşey var aramızda, Senin bakışından belli, Benim yanan yüzümden. Dalıveriyoruz arada bir,…
Bir şey var aramızda Senin bakışlarından belli Benim yanan yüzümden Dalıveriyoruz arada bir…
Bölük pörçük imgeler Hani pul pul serpilen Şenlikte düğünde görülen Yağmur bu ne çabuk geçer…
Ben can sıkıntısına çare buldum İşim varmış gibi davranıyorum Aşıkmışım gibi yapıyorum Bekliyorum orda burda…
Elma yedim elmayım ben Yıldızlara baktım yıldızım dedim Kuzular yedim koyunlar yedim Kuzudan koyundan yanayım ben…
Bir pencere açıldı kitabımın sayfasında El sallayarak sen göründün, Satırlar takım takım evinin önünde Ne güzel bu küçük askerler...…
Apartmanlar arasından görünen gökyüzü Seni eksilte eksilte yitirdik çoktan Şimdi bir anıdır bulutların dizi dizi Gelirler göçmen kuşlar gibi uzaktan…
Nereye gittiysem yadırgadım yerimi Canıma tak etti bu göçebe yaşam Tam alışırken yurduma yuvama Bir de bakıyorum saat tamam…
sokaktan insanlar geçiyor benim aklımdan hep sen tramvayda yanımdasın sofrada beraberiz…
Hiçbir şey değişmeyecek o gün Göçüvereceksin bu insan kalabalığından Gelmemiş gibi olacaksın dünyaya Sanki bu odada sen oturmadın…
İzmir’in içinde akçakavak günle yalazlanır yaprakları şimdi ne o çakıcı var artık ne çakıcının konakları…
Saadetten mi bu şaşkınlığım Paltomu tutuşundan Elimi alıp hatırımı soruşundan Ortak oluşundan mı sıkıntıma…
15 / 21 gösteriliyor