Aşk Denize Küstüğünde...

N Nazlıhan Hasköylü
0 Altın Yaprak
Soğuk, ıslak ve zifiriydi gece Hava ağırdı ağır ve boz bulanıktı Soluğu tükenmiş tahta masalar Tozlu örtülere saklamıştı gözyaşlarını Ve sabahı bekleyen kimsesizlerdi, rakı bardakları Köşede bir ihtiyar balıkçı titreyen elleriyle İlmeklerini sıkılıyordu ağlarını ördüğü tuzlu yaşamının Sıvası dökülmüş duvarlarda yüzü silik fotoğraflar Tutunmaya çalışıyordu çerçevelerine son bir gayretle Gülüyor mu ağlıyor mu belli değildi; Kayık ölülerine eski hikayeler anlatan yorgun çıpalar Ve bir deniz kızının saçlarında kırılıyordu aynalar Saçları alevdendi alevlendi gözleri ya Yetmiyordu alazı parçalanmış düşleri sırlamaya deniz kızının Unutulmuş aşklara kadeh kaldırıyordu yalnızlığıyla Kumsallarca çoğalıp artan sarhoşluğu bundandı Bundandı sığınıp merhametine geçen zamanın Kesmesi saçlarını ay ışığından sonatlarla Ve bırakması ihtiyar balıkçının avuçlarına Zifiri, soğuk ve ıslaktı gece Gülümseyerek bakarken balıkçı ellerinde birikene Gözleri bir ara nağmeyle kapandı sessizce Kum döküyordu sancılı dalgalarla bu arada deniz Ve balıklar boş şişelerde boğuluyordu aşktan habersiz

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.