Yegane sevdiğin âlemde ben miyim şimdi? Sahih ben miyim artık muhatab-ı aşkın? Bütün o hiss-i amik-i fuad-ı pür şevkin O ibtila-yi ezel, o alaik-i ebedi…
1856'da İstanbulda doğdu. Babası Macar asıllıdır. Öğrenimini Kadıköy Fransız okulunda yaptı. Özel olarak Türkçe, Arapca ve Farsca dersleri aldı. Çok iyi piyano çaldığı, sekiz dili konuştuğu ve şiire küçük yaşta başladığı biliniyor. Fransızca'yı ve Fransız edebiyatını çok iyi öğrendi. 14 yaşında talihsiz bir evlilik yaptı. Mutsuz geçen birkaç yıldan sonra ayrıldı ve edebiyata ağırlık verdi. Döneminde kadının sosyal hayattaki yerinin değişmesi gerektiği görüşüne öncülük etti. Giyim-kuşamı, konuşması, davranışlarıyla kendini topluma kabul ettirdi. Zamanının en seçkin isimlerinden biri oldu. Her salı evinde dönemin ünlü isimleri toplanır, edebiyat ve şiir sohbetleri yapılırdı. 2. Abdülhamid tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi. Yaşamının son dönemleri derin bir yalnızlık, umutsuzluk ve keder içinde geçti. Geçirdiği tifüs hastalığından kurtulamadı ve 1 Nisan 1918'de İstanbul'da öldü. Tanzimat ve Servet-i Fünun arasında kalan bir dönemde yaşayan şair, İlk şiirlerini Hanımlara Mahsus Gazete, Nilüfer ve Mütalaa gazetelerinde yayımlandı. Üryan Kalp takma adıyla Servet-i Fünun dergisinde şiirler yazdı. Dönemi kadınlarına yazma ve yayımlama cesareti verdi, erkek yazarlar üzerinde de önemli etki yaptı. Fransız romantizminin etkisinde kaldı. İç dünyasını, mutsuzluklarını, acılarını, yaşadığı çevrenin etkilerini ince bir lirizmle işlediği, çağına göre yalın bir dille yazılmış şiirlerinde, Abdulhak Hâmid, Teyfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in izleri görülür. Günlük şeklindeki anıları vasiyeti üzerine ölümünden elli yıl sonra oğlu tarafından "Nigar Binti Osman: Hayatımın Hikayesi" adıyla yayımlandı.
Efsûs (Şiir, 2 cilt)
- Niran (Şiir)
- Aks-i Seda (Şiir)
- Safahât-i Kalp (Aşk mektüpları)
- Elhanı Vatan (Düz yazılar)
- Girive (Oyun)
Nigar Hanım şiirleri
Her şeb bu sevahilde, bu yerlerde bütün gün Dildar-ı tefekkürle geçer vakt-i hazinim Kalb-i gamimim…
Ruh-i nalanıma girdin yine sen Yine ettin beni vakf-ı şiven Çırpınıp inleyerek her gece ben Ölürüm her gece sensizlikten…
feryad ki feryadıma imdad edecek yok efsûs ki gamden beni azad edecek yok tesir-i muhabbetle yıkılmış güzel emma virane dili bir daha bad edecek yok.…
mani oluyor halimi takrire hicabım, üzme yetişir, üzme, firakınla harabım. mahv oldu sükunum, beni terk eyledi habım, üzme yetişir, üzme, firakınla harabım.
Ey İlâh-ı kâinat, ey masdar-ı sun'-ı kemâl Varlığındır var olan, yoktur o varlıkta zevâl.. Ey cenâb-ı kibriyâ, bizler gibi âcizlere,…
Söndürdü bürudetin nihayet Kalbimde de kalmadı hararet Bir hissi latif etmede kim kalbimi imla…