N

Nurettin Özdemir

14 şiir · 1927 —

0 Altın Yaprak

1927 yılında Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde doğdu. Hüseyinbeyoğlu ailesine mensup, ilçenin yerel yöneticilerinden Fikri Özdemir ile Kezban Rukiye Hanım'ın 4 çocuğundan ikincisidir. İlk ve ortaokulu Kelkit ve Gümüşhane'de, liseyi Trabzon ve Haydarpaşa'da okudu. 1951 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi; çalışma hayatına serbest avukat olarak başladı ve çocukluk arkadaşı Hikmet Odabaşıoğlu ile evlendi. Askerlik görevini, Piyade Yedeksubay Okulu 49. dönem ikincisi olarak 1959 yılında Ankara'da yaptı. Paraşüt ve planör 'C Brövesi' sahibidir. 1961 yılında Gümüşhane'den Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili seçilerek Parlamento'ya girdi. 1972 yılına kadar TBMM'de Gümüşhaneyi temsil etti ve bu arada TBMM Başkanlık Divanı'nda 'idare amiri' olarak görev yaptı. 1980 yılında Kültür Bakanlığı müşavirliğine atandı ve bu görevinden emekli oldu. 1988 yılında Türkiye Kızılay Derneği Genel Merkez Kurulu üyeliğine, 3 yıl sonra da Kızılay genel başkan vekilliğine seçildi. 1999 yılında bu görevinden ayrıldı. Elli yılı aşkın bir zamandır şiirle uğraşmaktadır. Türk şiirinin bütün sahillerini yoklamıştır. Şiire, 'Şiir, duyguların kendisine en yakın ifadesidir' diyen Yahya Kemal'in çizgisinde başlamış, uzun yıllar A.H. Tanpınar şiirnin ulaşılmaz estetik nizamı, mimarisi peşinde koşmuş ve onun çok bulutlu, çok renkli hülya ve rüya iklimlerinde kanat çırpmıştır. Sonunda, 'Şiir, insanın bütün yaşantısını dolduran, manalandıran, zaman, mekan ve şahıs tespitinden sıyrılarak, insanın benliğinde, hücrelerinde eriyen, ömrün lezzeti ve usaresi haline gelen tecrübelerin, unutulan hatıraların mahiyeti bilinen duygular halinde yeniden yaşanması ve ifadesidir. İnsan bir mısra için lohusaların doğum sancılarını, ölülerle bir odada başbaşa kalmanın ürpertisini, mahiyeti belirsiz çocukluk hastalıklarını, çiçeklerin sabahları narin titreşimlerle açılışını, denizlerin sonsuzluğunu, durgunluk ve coşkusunu, yolculuklarda uçuşan yıldızlarla dolu gökyüzünü, ölümsüz aşkı ve birbirinden farklı birçok sevda gecelerinin ateşten çemberini, ayrılığı, özlemi, vuslatı, hazzı, hüznü, sevinci, kederi, velhasıl hepsini, herşeyi bilmeli, yaşamalı ve tanımalıdır' diyen R.M. Rilke'nin büyüleyici dünyasına sığınmıştır. Şiirlerini kalbinden başka hiçbir şeyin emrine vermemiştir. Nurettin Özdemir'in şiiri, bir bakıma Yahya Kemal, A.H. Tanpınar ve R.M. Rilke sentezidir. Bugüne kadar 5 şiir kitabı yayınlandı ve bazı şiirleri de bestelendi. Ayrıca, çeşitli gazete ve dergilerde siyaset, sanat, ahlak konuları ile ülkenin ekonomik sorunları üzerine makale ve mektupları yayınlandı; bir çok radyo ve televizyon programında konuşmalar yaptı. 1981 yılında Yugoslavya'da 'Struga Şiir Akşamları Festivali'nde, 1992 yılında da '12. Dünya Şairler Kongresi'nde ülkemizi temsil etti. Biri kız beş çocuk babası olan Özdemir, bütün şiirlerini 'Zaman ve Aşk' isimli son kitabında toplamıştır. Şair 25 Ağustos 2016'da vefat etmiştir.

  • Hayat Şiiri, Yağmur Sonrası, Yitik Sevgi, Vakit Geçti Yorgunum, Zaman ve Aşk

Nurettin Özdemir şiirleri

Arama yardımı

Bu şehre gelmemek vardı, çaresiz... Kalkıp geliverdim bir akşamüstü. Uzak, uğultulu şarkılarla, Uzak, uğultulu karanlıklardan.…

Aşk ile bağlandı gözüm; başka bir şey göremem. Kalbim yollara düşmüş gidiyor, döndüremem. Boşuna bu çırpınış, bu hüzün, bu gözyaşı... Bir alev sardı beni, ne yapsam söndüremem.

Hep seni bekledim gelmeyen Çocukluğumda, o altın çağda O eski masallardan çıkıp ansızın Kırbacı, sihirli seccadesi ve Keloğlan'la…

Sularda bir beyaz köpük, Dağlarda bir mavi duman Ellerin!…

Rüzgar dalları eğsin, sen eğilme sakın. Hüzün nedir, ayrılık ne, sen bilme sakın. Ey sevgili, bu gönül bahçelerinden Kimler giderse gitsin, sen gitme sakın.

Duyma içimdeki fırtınaları! Duyma uğultusunu büyük çağrıların, Deli rüzgarın, Etin,…

1

Bu aydınlık, bakışlarının güneşe vurmasıdır. Bunlar saç değil, sarı güllerin savrulmasıdır. Ne bahar, ne sonsuz mavilik, zamanı güzel kılan,…

I Nerden estiği bilinmeyen rüzgar, Hoyratça savurdu yapraklarımı. Dallarımı büküp büküp bıraktı;…

1

Gemiler nasıl çekip gitti Limanlarımdan? Sen nasıl binip gittin gemilere Umursamaz?…

Öyle dağlar gibi durduğuma bakma! Işıl ışıl değil başımda karlar. Gün artık vurmuyor doruklarıma; Neyleyim hep sensiz geçti baharlar.

Vatan, Antalya'da bir mavi su, Posof'ta bir çorak tarla, Gümüşhane'de bir yemyeşil bahçedir.…

Vatan, Isparta halısında bir gül Ve Kütahya çinisinde Ateşten bir laledir.…

Ben artık bıraktığın çocuk değilim. Bombardıman edilmiş şehirler gibi, Bütün sütunlarım yıkılmıştır; Boşluktayım.…

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.