Defterimin kenar süsleri kuru çiçek parçaları ve alaca karanlıkta kurduğum düşler benim. Dudaklarım suçlu, kelimelerim serseri,…
Ve özlediğim, kiraz kokuları içinde bulduğum, uzaklar yitip giderken gözlerimden ölesiye sevdim seni.…
Ve yaktığın ateşe her seferinde bir şiir daha yazarım bu saatlerde. Bütün yitmiş duygular saklandıkları yerden çıkar ismin dua olur dilimde.…
ve hissederiyorum öfkeni bu saatlerde yine dev oluryorsun gözümde kocaman kolların vardır beni saracak artık…
'kat kat iner merdivenlerden hızlı hızlı karanlık bir bodrum katıdır girdiği kapı açılmaz…
karanlığın gizemini çiz ve gecenin ellerini melekler bakarken saf saf on parmakta on hüneri şeytanın…
zamanı bulduğum boş sokaklarda var olan bir tek oymuş…
yâr, zerresi yak/ar kaf dağının bülbülü özlerin özü yaz/ar çak/rasının yediside yedi tepede…
moda göre değişir dil yâr ile mest komut, can ile tende sonsuz ışık kırılmada mavide…
teninle tanışmam aylar önce bir satır başıydı gönül işte, aldı eline kağıdı kalemi yazdı hani diyorum' çıldırsa ünlüler, ünsüzler' soluksuz kalsa diğerleri…
konuştuk imgelerimizle ve şiirin içinde iki tabure, iki kadeh şarap ısındık…
tan yeri ağardığında la, la, la, la, la güneş akar gönüllere biter her notada 'la'…
resmen aynı ihtirasla açtım gözlerimi sarıldığım toprak çiğnendi artık yanımda söz edilemez geçen günlerden, aylardan ve gördüğümden beri sızlayan yanımdan…
bakarken karşı kıyıya altın rengi vuruyor geceye damgasını pul pul dökülen simli yıldızlar süslü tekneler, çığlık çığlığa…
bu gün ve bu gece yalnızlığım sana gebe…
15 / 19 gösteriliyor